Haberler

Lila Kağıt’tan Tissue World İstanbul’da ‘Usta’lık Çağrısı - 01.12.2014

Lila Kağıt Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurucusu Orhan Öğücü, Tissue World İstanbul 2014 Konferansı’nın ikinci gününde yaptığı konuşmasında, MENA bölgesinde kağıt iş alanındaki insan kaynakları sorunlarına değindi.
 
UBM tarafından, Türkiye’de ilk kez 25-26 Eylül tarihlerinde WOW Kongre Merkezi’nde düzenlenen Tissue World İstanbul 2014, temizlik kağıdı sektörünün en önemli uzmanlarını ve profesyonellerini bir araya getirdi.
 
Sektör profesyonellerinin yoğun ilgi gösterdiği konferansın ikinci gününde, Lila Kağıt Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurucusu Orhan Öğücü, ‘MENA Bölgesi'nde kağıt iş alanında insan kaynakları sorunu’ başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. 
 
“Entellektüel sermaye bir organizasyon için en kritik varlık”
Konuşmasında MENA Bölgesi’nde kağıt üretim ve tüketiminin hızla büyüdüğünü belirten Öğücü, çalışanların da aynı hızla eğitilmesi ve uzman yetiştirmek için fırsatlar yaratılması gerektiğini söyledi. Öğücü; “Şüphesiz, sermaye ve makine kredisine büyük fırsatlarla ulaşabilen açık ve serbest dünyada insan sermayesi (entelektüel sermaye) bir organizasyon için en kritik varlıktır” dedi. Kağıt sektörü için entellektüel sermayenin önemine dikkat çeken Öğücü, sektöre ‘usta’ yetiştirilmesi için bir program hazırlanması teklifinde bulundu. Öğücü; “Kağıt iş alanında ideal bir eğitim merkezi oluşturulması çözümü ile hem genç potansiyel çalışanlar, hem de kağıt üreten ve dönüştüren şirketler ile makine, malzeme tedarikçileriyle çift taraflı kazan-kazan durumu yaratılabilir” dedi.
 
‘Usta’lık kavramının güzel örneklerinden birine sahip olan Nadir Güllü ile bir röportaj yaparak konuşmasında bu konuya da yer veren Orhan Öğücü’nün sunumunun ardından yapılan baklava ikramı, konuşmanın lezzetini ve akılda kalıcılığını güçlendirdi.
UBM Genel Müdürü Kerim Bertrand konferans ile ilgili yaptığı açıklamada; “Ülkemiz, dünyanın en hızlı gelişen temizlik kağıdı üreticilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Tissue World İstanbul 2014 Konferansı, 2016 yılında gerçekleşecek olan Tissue World İstanbul Fuar ve Konferansı’nın lansman etkinliğidir. Dünya temizlik kağıdı sektöründe çok önemli bir yere sahip olan Türkiye’nin yakın gelecekte liderliğe oynaması beklenmektedir. Bunun gerçekleşmesi için yapılacak her türlü etkinlik, sektörde faaliyet gösteren tüm firmalar, kamu kurumları, ilgili dernekler ve tüm taraflarca desteklenmelidir. Türkiye’nin stratejik konumunun getirdiği avantajlar da göz önüne alındığında; bu hedefin erişilebilirliğinin bir kanıtıdır. Sektörün önemli temsilcilerinden Lila Kağıt’ın da konferansta bulunmasından ve sektörün insan kaynakları sorununa dikkat çekmesinden son derece mutluyuz” diye belirtti.

Lila Kağıt ile Sapro, güçlerini birleştirdi. - 01.09.2014

Dünya standartlarında temizlik kağıtları üretme vizyonuyla 2008 yılından bu yana faaliyet gösteren Lila Kağıt, ıslak havlu uzmanı Sapro ile güçlerini birleştirdi. Yapılan bu işbirliğiyle Lila Kağıt, Sapro güvencesiyle üretilen ıslak havlu markası Hops' un Türkiye çapında tüm satış, dağıtım ve pazarlama faaliyetlerini yerine getirmeyi amaçlıyor.
Lila Kağıt CEO'su Alp Öğücü konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: "Sapro tıpkı Lila Kağıt gibi yüzde 100 Türk sermayesi ile kurulan bir firma. Dünya standartlarında üretim yapan iki şirket olarak güçlerimizi birleştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Hops ıslak havluları, Sapro' nun ileri teknolojiyle donatılmış fabrikasında üretilmiş ilk markası. Lila Kağıt olarak, Türkiye'de tuvalet kağıdı ve kağıt havlu pazarında en yüksek sayısal dağılıma ulaşan satış ve dağıtım ekibine sahibiz. Lila Kağıt ve Sapro olarak bu işbirliğinde hedeflerimiz büyük. Öncelikle Hops markasının sayısal dağılımını artırarak daha çok tüketiciye ulaşmasını sağlayacağız. Buna paralel olarak da pazar payını yıl sonuna kadar bir buçuk kat artırmayı hedefliyoruz."
Avrupa ve Türkiye başta olmak üzere, dünyanın en büyük markalarını yıllardır kesintisiz üreten Türkiye' nin en büyük ıslak havlu üreticisi Sapro' nun Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhun Zincirkıran, "Hops markamızı Türkiye pazarında en üst sıraya taşımak için, dağıtım ağı ve ekibi son derece kuvvetli Lila Kağıt ile yaptığımız işbirliğinden son derece mutluyuz. Sapro güvencesiyle dünya standartlarında ve en gelişmiş teknolojiyle üretilen Hops ıslak mendillerimizi artık, Lila Kağıt'ın geniş satış ve pazarlama ağıyla tüketicimizle buluşturacağız" dedi.
Büyük bir bölümünü ithal ürünlerin oluşturduğu ıslak havlu pazarında Sapro, Hops markasıyla en büyük yerli ıslak havlu üreticisi olarak faaliyet gösteriyor.  Türkiye'de çok uzun yıllardır pazar lideri konumundaki Sapro, sadece üretimde değil teknoloji ve inovasyon anlamında da oldukça gelişmiş durumda. Üretiminin yüzde 75'ini ihraç eden Sapro, 45 ülkeye her yıl 50 milyon dolar ihracat yapıyor.

Retail Türkiye

Doğal Ormanları Sigortaladılar - 01.05.2014

Türkiye'nin ilk endüstriyel ağaçlandırma şirketi ENAT ile işbirliği yapan Lila Kağıt, 2023 yılına kadar 600 futbol sahası büyüklüğündeki alanda 700 bin ağaç yetiştirecek. Doğal ormanların giderek azaldığı ülkemizde hayata geçirilen proje, ardından gelecek girişimler için rol model oluşturuyor... • Füsun AKAY





   Tıp doktoru ve tasavvuf düşünürü Dr. Münir Derman'ın şu sözleri sık gelir oldu aklıma: "Ormanları harap edilen bir yerde yağmur duasına çıkmak ayıptır..."
Nedeni, son günlerdeki haberler... Antalya, Malatya, Gaziantep, Tekirdağ ve daha pek çok şehirde çiftçiler, köylüler ellerini açmış topluca dua etmede. Kurak geçen mevsim nedeniyle yağmur diliyorlar Allah'tan.
Sonuç?
Ne bulut var ne yağmur...
 
Birkaç bin yılda doğal ormanlarının yarısından fazlasını kaybetmiş olan ülkemiz topraklarında bu alanların %47'si düşük verimli ve tahrip edilmiş kategorisinde. Geriye kalan %53'lük kısmı oluşturan verimli ormanlar ise yangın, hayvan otlatma, tarla açma gibi nedenlerle zarar görmeye devam ediyor. Ve büyük bir tehlike daha var: Odun üretimi; yani ağaçların tüketimi. Mobilyadan kâğıda kadar pek çok ürünün yapımı için bugün Türkiye'de 17 milyon metreküp civarında odun üretimi gerçekleşiyor. Uzmanlara göre bu rakam, 2020'de 50 milyona yaklaşacak. Ağaç mamulleri ve orman ürünleri sektörünün giderek büyüdüğünü de düşünürsek, doğal ormanlarımızın ciddi bir tehdit altında olduğu aşikar. Gelişmiş ülkelerin bu duruma aldığı tedbirlerden biri "endüstriyel ağaçlandırma alanları" oluşturmak. Bugün dünya genelindeki 3.09 milyar hektarlık doğal orman alanlarının %7'si bu amaçla kurulmuş durumda.
 
Türkiye'deki bu tehditkâr tablo karşısında duruma el açan değil, el atan girişimcilerimiz var neyse ki... Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve TEMA Vakfı Kurucu Onursal Başkanı Ali Nihat Gökyiğit'in önderliğinde, 26 kurucu ortak ile 2005 yılında hayata geçirilen ENAT (Endüstriyel Ağaç Tarımı San. ve Tic. A.Ş.) bu girişimlerden biri. Türkiye'de endüstriyel ağaçlandırma yapmak üzere kurulan ilk şirket olma özelliğine sahip olan ENAT'ın amacı, verimli topraklara sahip bozuk orman alanlarında kısa sürede hasat verecek ağaç yetiştirmek. 28 ortağıyla çalışmalarına devam eden ENAT, şimdiye kadar toplam 12.583 dönümden oluşan sahaya 39 bin adet badem, 1 milyon 700 bin adet sahil çamı ve kızılçam fidanı dikti.
 
ENAT'tan gelen bir diğer güzel haberse, temizlik kağıdı üreticisi Lila Kağıt ile yaptığı işbirliği... Üretiminin tamamını endüstriyel ağaçlandırma alanlarından ithal ettiği selüloz ile gerçekleştiren Lila Kağıt, bu işbirliğiyle kâğıt sektörüne uygun Türkiye'nin ilk endüstriyel orman tarımı projesini de böylece başlatmış oldu.
 
Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü, "Her yıl satmış olduğumuz ürüne eşdeğer olarak Türkiye'ye orman kazandırmayı planlıyoruz" diyor.
 
Hasat 20 Yıl Sonra...
 
   Lila Kâğıt Genel Müdürü Alp Öğücü, ENAT ile yaptıkları işbirliğinin çıkış noktasını şöyle anlatıyor: "Türkiye'nin ilk ve tek 4 katlı kâğıt havlusunu 2012 yılında Sofia markamızla pazara sunduk. Reklam kampanyamızda üzerine basa basa söylediğimiz bir sloganımız var: 'Sofia Ormanları Yok Etmez'. Buradaki amacımız, gönül rahatlığıyla 4 katlı üretim yapabildiğimize ve bunu da doğal ormanları yok etmeden hayata geçirebildiğimize vurgu yapmaktı. Sonrasında da bir sosyal sorumluluk projesi olarak endüstriyel ağaçlandırma alanlarında üretilmiş ağaçlara nasıl katkıda bulunabiliriz diye düşünmeye başladık. Araştırmamız neticesinde Türkiye'de özel sektör içinde konuya en fazla odaklanan ve yatırım yapan şirketin ENAT olduğunu öğrendik."
 
ENAT'a sponsor olan ve Balıkesir'deki 30 dönümlük arazide çalışmalara başlayan Lila Kağıt'ın hedefi, ilk etapta 2023 yılına kadar 600 futbol sahası büyüklüğündeki (3.5 milyon metrekare) alanda 700 bin ağaç yetiştirmek. Yıllık üretim kapasitesi 150 bin ton olan Lila Kağıt, her yıl satmış olduğu ürüne eşdeğer olarak Türkiye'ye orman kazandırmayı planlıyor. Proje kapsamında "sahil çamı" olarak adlandırılan iğne yapraklı ağaçların dikimine başlandığını söyleyen Öğücü, hasadın ne zaman alınabileceği sorusunu ise şöyle yanıtlıyor: "Ağaçların bu tür projelerde süratli yetişen cins ağaçlar olması gerekiyor. 20 yılda yetişen, cinsine göre 10-15 metre boylara ulaşan ve hemen arkasından yenilerinin de ekilebileceği ağaç cinsleri seçiliyor. ENAT, 20 yıl sonra yetiştirilen ağaçlarla her yıl yapılacak hasat sonucunda, 1 milyon dolarlık bir gelir elde edebilecek. Bu gelirle de yeni alanlara dikim yapılması sağlanacak."
 
ENAT, şimdiye kadar toplam 12.583 dönümlük sahaya 39 bin badem, 1 milyon 700 bin adet sahil çamı ve kızılçam fidanı dikti.
 
Prof. Dr. Melih Boydak: "20 Milyon m3'lük Açık Var" Projenin danışmanlığını yapan isim ise endüstriyel ağaçlandırma uzmanı ve Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melih Boydak... Endüstriyel ağaçlandırmanın Türkiye'deki "doğal ormanların sigortası" olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Boydak, "Böylece kırsal kalkınmaya katkı yapılır, doğal ormanlarımız üzerindeki kesim baskısı azalır ve döviz kaybı engellenir" diyor. Türkiye'nin yasal olmayan kesimler ve ithal edilen ürünlerle birlikte 20 milyon metreküplük odun açığının olduğunu söyleyen Prof. Dr. Boydak, bu açığın kapatılmasında büyük rol oynayacak endüstriyel ormanlarla ilgili şu bilgileri paylaşıyor: "Endüstriyel ormanların kesim yaşı 9-30 yıl arasında, hatta daha ince çaplı yetiştirmek istediğimizde bu süre 1 ila 5 yıl bile oluyor. Endüstriyel ağaçlandırmalar sulanan ve sulanmayan olarak ikiye ayrılıyor. Mesela kavak, sulanan endüstriyel ağaçlandırma türüdür. İğne yapraklılarda ise sulama yapılmaz. Türkiye'de endüstriyel orman kurmak için yeterli alan var. Endüstriyel ağaçlandırmalarda; kavak verimli tarım alanlarına, kızılçam ve sahil çamı ise yanmış olarak tarım yapılan alanlara iklim bölgelerine göre dikilebilir.” Türkiye'de geçmişte KAV Kibrit Fabrikası'nın Adapazarı ve Bursa'da endüstriyel ağaçlandırma yaptığını kaydeden Boydak, yonga levha ve melamin kaplamalı levha üreticisi ORMA'nın İsparta'da kavak ağaçlandırması yaptığını belirtiyor. Türkiye'de hızlı gelişen türlerle ağaçlandırmaların asıl sahibinin kamu kuruluşu olarak Orman Genel Müdürlüğü olduğunun da altını çizen Boydak, sözlerini şöyle tamamlıyor: "Orman Genel Müdürlüğü, bir program dahilinde mümkün olduğu kadar hızlı gelişen türlerle endüstriyel ağaçlandırma yapmak istiyor. ENAT ve diğer özel teşebbüsler, girişimlerini hızlandırırsa kamu desteğiyle endüstriyel ağaçlandırmalar gelecekte artacaktır. Bu politikalar devam ettiği takdirde yılda 20-30 bin hektar ağaçlandırma yapılabilir."

"2023'ten İtibaren Yeni Arazi İhtiyacı Olmayacak"
 
   Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde her yıl asgari 200 hektar sahada 300 bin fidan dikerek 18 yıl endüstriyel ağaçlandırma yapmayı planlayan ENAT; lif yonga, kâğıt ve ambalaj sanayinin ihtiyacı olan ince çaplı odun üretecek. İlk ağaçlandırma çalışmalarına 2005 yılında Bursa Karacabey Kıranlar köyünde arazi satın alarak başladıklarını, Çanakkale'nin Ezine ve Gelibolu ilçelerinde de çalışmaların sürdüğünü belirten ENAT Kurucu Başkanı Ali Nihat Gökyiğit, "Karacabey'de dikilen 15 cm boyundaki çam fidanları, bugün 6-7 metre boya ulaştı ve badem fidanları meyve vermeye başladı. Projenin hedefine ulaşabilmesi için 2023 yılına kadar temin edilmesi gereken 36 bin dönüm sahaya yaklaşık 5.5 milyon fidan dikilmesi gerekiyor" bilgisini veriyor. 2023 yılından itibaren yeni arazi ihtiyacı olmayacağını açıklayan Gökyiğit, projenin sürdürülebilirliğini nasıl sağlayacaklarını da şöyle açıklıyor: "2014 yılı sonbaharında Karacabey sahasında ilk aralama kesimi ile odun hasadı yapılmaya başlanacak. 2023 yılına kadar her yıl bir sahada aralama kesimi yapılacak. Bu tarihten itibaren de her yıl bir sahada son hasıla kesimi ile odun üretimi yapılıp aynı yıl yeniden ağaçlandırılacak. Böylece proje döngüsü sağlanmış olacak."
 
Hammadde İthalatı Azalacak
 
   Ağaç ve orman ürünleri tüketiminin her geçen gün arttığını vurgulayan Alp Öğücü, sözlerine şöyle devam ediyor: "Türkiye, son 15-20 yıldan bu yana kalkınma içinde olan bir ülke. İnşaattan mobilyaya kadar pek çok sektörün gelişmesine bağlı olarak ağaç ve orman ürünleri tüketimi de artıyor. Dünya genelinde toplanan atık kâğıt miktarı, sadece kâğıt sektörüne çok zor yetecek durumda. Bu nedenle son 7-8 yıldan bu yana endüstriyel ağaçlardan yetiştirilmiş sertifikalı selülozları kullanmak yönünde bir trend var. Biz de Lila Kağıt olarak projelerimizi ağaç yetiştirmeye kaydırmış durumdayız. Attığımız adımın meyvelerini bundan 20 yıl sonra alacağız. Dolayısıyla ülke çapında hemen bir seferberlik başlatılması gerekiyor. Bu adımla sadece doğal ormanlarımız korunmakla kalmayacak, aynı zamanda birçok hammaddenin ithalatı da engellemiş olacak. Dünyanın öbür ucunda kesilen bir ağacın Türkiye’ye getirilmesinin lojistik maliyeti de var. Endüstriyel ağacın en büyük katkılarından biri de oksijen sağlaması ve erozyonu engellemesi. Kısacası ENAT’ın kurucusu Ali Nihat Gökyiğit’in tabiriyle ‘Bu işin her yerinden hayır fışkırıyor.’ Endüstriyel ağaçlandırma kesinlikle teşvik edilmesi gerektiğine inandığımız bir iş…"
Sofia'nın yanı sıra Maylo, Nua ve Berrak markalarına da sahip olan Lila Kağıt'ın başka kurumsal sosyal sorumluluk projeleri de bulunuyor. TEMA ile hatıra ormanı kuran şirket; 2010 yılından bu yana Maylo markasının cirosunun bir kısmını TEGEV'e aktarıyor.

Eko IQ   

Yeni ama hızlıyız - 16.04.2014

Lila Kağıt Pazarlama Direktörü İlke Tuncay:
 
MARMARA Şirketler Gurubu, 2005 yılında Lila Kağıt'ı kurdu. Yeni yatırımlarıyla yılda 150 bin ton üretim kapasitesine ulaştı ve sadece Türkiye'nin değil, Doğu Avrupa, Ortadoğu, Kafkaslar ve Afrika'nın tek kampüsteki en büyük kağıt üretim tesisi oldu. Son 3 yıldır YZB'ye sponsor olarak katılım gösteriyoruz. Yerel zincirler zorlu rekabet koşullarında doğru adımlarla ilerleyerek perakende pazarında her yıl payını büyütmeyi başarıyor. Lila Kâğıt da 3 markamızla temizlik kâğıdı sektörünün en yeni oyuncusu olmamıza rağmen hızla büyüyoruz. Üst segment markamız Sofia ile başlattığımız "Sofia Ormanları Yok Etmez" kampanyamız YZB fuarında da ana konseptimizi oluşturuyor. 

Hürriyet Ek   

İşte Geçen Sayının En Beğenilen Kampanyaları - 15.04.2014

Bilindiği gibi MarketingTürkiye Dergisi'nde yer alan reklam kampanyaları 15 gün boyunca derginin web sitesinde okuyucularımız tarafından oylanıyor ve ilgili sayının en beğenilen kampanyası seçiliyor. Dergimizin 15 Mart sayısında yer alan reklam kampanyaları yine Marketing Türkiye okuyucuları tarafından belirlendi. Sitemizi ziyaret edip kampanyaları oylayan okuyucularımızın en beğendiği reklam kampanyası GODE İstanbul'un BÜMED Merak Eden Çocuk İlkokulu ve Anaokulu için hazırladığı reklam filmi olurken, ikinci sırayı M.A.R.K.A.'nın Sofia için hazırladığı reklam kapıyor. Üçüncü sırada ise Leo Burnett İstanbul'un Generali için hayata geçirdiği reklam filmi yer alıyor. En beğenilen kampanyalarda siz de başarılı bulduğunuz reklam filmlerine oy vererek, kampanya ile ilgili düşüncelerinizi bu sayfa aracılığı ile tüm Türkiye'ye ulaştırabilirsiniz. 

Marketing Türkiye

Lila Kağıt'tan 'Orman Dostu' Projeye Büyük Destek - 01.04.2014

Dünya standartlarında temizlik kağıtları üretme vizyonuyla 2008 yılından bu yana faaliyet gösteren Lila Kağıt, yenilikçi ürünleriyle fark yaratan üst segment markası Sofia ile sektörde yeni bir dönemin kapılarını araladı.
 
Lila Kağıt; kağıt sektörünün hammaddesi selülozun sağlandığı ormanların korunmasına fırsat yaratacak ve Türk sanayine katkı sağlayacak yeni bir girişimin destekçisi oluyor. Bu girişimle Lila Kağıt; ENAT (Endüstriyel Ağaç Tarımı San. ve Tic. A.Ş)'ın sponsoru olarak, kağıt sektörüne uygun Türkiye'nin ilk endüstriyel orman tarımı projesini başlattı. Lila Kağıt, böylece toplumsal sorumluluk adına da önemli bir adım atmış oldu.
 
HEDEF 2023E KADAR 700 BİN AĞAÇ
Lila Kağıt, ENAT ile birlikte gerçekleştirdiği orman dostu projesini açıklamak üzere düzenlediği basın toplantısında, ayrıca ormanların önemine dikkat çeken 'Sofia Ormanları Yok Etmez' reklam kampanyasının ön gösterimini yaptı. Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü' nün ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, TEMA ve ENAT’ ın Kurucu Başkanı Ali Nihat Gökyiğit, Endüstriyel Ağaç Tarımı Uzmanı ve Işık Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Melih Boydak katıldı. Toplantıda, projenin tüm taraflarına teşekkür ederek başlayan Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü; projenin sektöre, ülke ekonomisine ve toplumsal sorumluluğumuza sağlayacağı katkının kendilerini heyecanlandırdığını ifade etti. Öğücü konuya ilişkin şunları söyledi; "Bugün yatırımı gerçekleştirilecek endüstriyel orman tarımının ilk haşatının 20 yıl sonra alınması bekleniyor. Her yıl fidan dikim sayısını artırarak sürdürmeyi planladığımız bu projemizde; 2023 yılında 600 futbol sahası büyüklüğünde (3.5 milyon metrekarelik) bir alanda 700 bin ağaç dikimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu gelecek hedefimiz doğrultusunda Lila Kağıt' ın her yıl yapmış olduğu satış oranı kadar Türkiye'ye orman kazandırmış olacağız."
 
"SOFİA ORMANLARİ YOK ETMEZ"
ENAT’ ın kuruluşunda yer alan şirketlerin, kendi sektörlerinin önde gelen temsilcilerinin olduğuna dikkat çeken Öğücü, temizlik kağıdı sektöründen ise ilk olarak Lila Kağıt'ın projede yer aldığını belirtti. Projeye destek vermelerindeki çıkış noktalarının Lila Kağıt'ın markası Sofia'nın yeni reklam kampanyası olduğunu dile getiren Öğücü; "Türkiye'nin ilk ve tek 4 katlı kağıt havlusunu 2012 yılında Sofia markamızla pazara sunduk. Bu kapsamda, 'Sofia Ormanları Yok Etmez' temasıyla hazırladığımız kampanyamızda; gönül rahatlığıyla 4 katlı üretim yapabildiğimizi ve bunu da doğal ormanları yok etmeden hayata geçirebildiğimize vurgu yapıyoruz" dedi. Projeyle ilgili konuşan TEMA ve ENAT'ın Kurucu Başkam Ali Nihat Gökyiğit ise, 2005 yılında başlattıkları endüstriyel orman tarımının ülkemiz için önemine değindi. Gökyiğit bu girişimleri ile doğal ormanlar üzerindeki kesim baskısının azaltılarak daha iyi korunmasını, her geçen gün artan hammadde ihtiyacının ülkemizde karşılanmasını hedeflediklerini ifade etti. Böylece; dış pazara olan bağımlılığımızı azaltmayı, erozyonların ve havaya karbon yayılımının önlenmesini, yeni istihdam alanlarının açılarak kırsal kalkınmaya katkı sağlamayı amaçladıklarını ekledi.
 
Lila Kağıt'a proje kapsamında danışmanlık veren Endüstriyel Orman Tarımı Uzmanı ve Işık Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Melih Boydak, toplantıda yaptığı konuşmasında endüstriyel orman konusunda Türkiye'deki güncel durumu aktardı, ormancılığımız açısından önemine ilişkin detayları paylaştı. "Ülkemizde 19 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olan odun, selüloz, kağıt ve karton sektöründeki ihracatımız 5 milyar dolar civarında. Orman ürünlerinde hammadde ithalatımız ise 3 milyar doların üzerinde. Kullanılan kimyasal, makine ekipmanları, ambalaj malzemeleri gibi diğer kalemlerin de yabancı olduğu düşünüldüğünde cari açığı olan bir sektördür" diye belirtti.

Boydak sözlerine; "Dünyada endüstriyel ağaç tarımı, toplam ormanların %5'ine denk geliyor. Buna rağmen odun ihtiyacının %35'i buradan karşılanıyor. Gün geçtikçe bu rakam yükseliyor. Bu sebeple, ağaç tarımına yıllar önce önem vererek yatırım yapan gelişmiş ülkelerde doğal orman kaybı artık yaşanmıyor. Ülkemizde endüstriyel ağaç tarımı konusunda çeşitli girişimler oldu. Özel teşebbüsler arasında hem en büyük yatırımı hem de kağıt sektörünün hammaddesine yönelik girişimi ise ENAT tarafından yapıldı. Endüstriyel orman tarımında Türkiye'nin başarıya ulaşmasındaki en büyük rolü özel sektörün üstleneceğin inanıyoruz. ENAT' a ve Lila Kağıt' a, Türk sanayine verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyoruz; bu proje ile de; tüm özel sektörü elini taşın altına koymaya davet ediyoruz." diyerek sektöre de önemli mesajlar verdi. Lila Kağıt, sponsorluk çalışmasının yanı sıra bu yıl itibariyle TEMA ile başlattığı işbirliği kapsamında fidan dikme ve ağaçlandırma projelerinim de hayata geçirmeye hazırlanıyor. TEMA ile yürütülen projenin ilk ayağında; Balıkesir'in Kepsut beldesinde şirket çalışanları ve iş ortaklan adına 5 bin fidanlık bir 'Sofla Hatıra Ormanı' oluşturulacak. Şirket Hatıra Ormanı'nın önümüzdeki yıllarda daha da genişleterek yaygınlaştırılmasını hedefliyor.
 
LİLA KAĞIT HAKKINDA
 
Marmara Şirketler Gurubu, hızla gelişen Türkiye'nin temizlik kağıt pazarındaki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yüzde yüz Türk sermayeli Lila Kağıt'ı kurdu ve şirket "Dünya standartlarında temizlik kağıtları üretme" vizyonuyla Kasım 2007 de faaliyetine başladı. 100 bin m2'lik alana kurulu olan Lila Kağıt, 2012 Ocak ayında tamamlanan yeni yatırımlarıyla yılda 150 bin ton üretim kapasitesine ulaştı ve sadece Türkiye'nin değil, Doğu Avrupa, Ortadoğu, Kafkaslar ve Afrika'nın tek kampüsteki en büyük kağıt üretim tesisi oldu. Bobin ve yarı mamül kâğıt satışında yurtiçi ve yakın coğrafyada lider konumda olan Lila Kâğıt dünyada tam 26 ülkeye ihracat yapmaktadır. Lila Kağıt, bugüne kadar gerçekleştirdiği 100 milyon doları aşan ihracatı ile kağıt, karton, ambalaj, kırtasiye sektörlerinde İstanbul İhracatçı Birlikleri üyeleri arasında kurulduğu yıldan bu güne ilk 10'da yer almıştır.
 
ENAT (ENDÜSTRİYEL AĞAÇ TARIMI SAN. VE TİC. A.Ş.) HAKKINDA
 
ENAT, "Endüstriyel orman plantasyonlarının tesisi ve geliştirilmesi projesi" çerçevesinde ülkemizde endüstriyel ağaçlandırmalar yapmak üzere kurulmuş ilk şirkettir. Şirket, Ali Nihat Gökyiğit'in önderliğinde, 2005 yılında 26 kurucu ortak tarafından kuruldu.
 
ENDÜSRİYEL AĞAÇ NEDİR?
 
Verimli topraklara sahip bozuk orman alanları veya tarım alanları ile ayrılacak diğer orman alanlarında, hızlı gelişen türlerle, tarım bitkileri gibi kısa sürede hasat verecek ağaç yetiştirmektir. Ağaçların kesimi tür ve amaçlanan ağaç çapına göre, genelde 9-30 yıl arasında değişmektedir. Hatta daha ince çaplı ağaç yetiştirmek amaçlanırsa, kesimler 1-5 yaşlan arasında yapılabilmektedir. Endüstriyel ağaçlandırmalarda kesimden sonra, alanda yeniden dikim yapılmaktadır. Ülkemizde iğne yapraklı türlerle (çamlarla) en geniş endüstriyel orman ağaçlandırmaları Orman Genci Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Kavak, okaliptüs gibi yapraklı tür ağaçlandırmaları ise köylümüz ve diğer özel teşebbüs tarafından kurulmaktadır. Ülkemizde iğne yapraklı türlerle kâğıt sektörünün hammaddesine de yönelik en büyük endüstriyel orman ağaçlandırması yatırımı yapan özel kuruluş ise ENAT A.Ş’dir. Orman endüstri kuruluşlarımızı, endüstriyel ağaçlandırmalardan sağlanan odun hammaddesi ile desteklediğimiz oranda:
   •Doğal ormanlarımız üzerindeki kesim baskısı azalır.
   •Doğal ormanların toprak koruma, su rejimini düzenleme ve estetik işlevleri etkinleştir.
   •Cari açık ve döviz kaybı engellenir.
   •Kırsal kalkınmaya katkı sağlanır.
Kısaca, endüstriyel orman ağaçlandırmaları doğal ormanların sigortasıdır.

İşte Hayat 

Lila Kağıt'tan 'Orman Dostu' Projeye Büyük Destek - 01.04.2014

Dünya standartlarında temizlik kağıtları üretme vizyonuyla 2008 yılından bu yana faaliyet gösteren Lila Kağıt, yenilikçi ürünleriyle fark yaratan üst segment markası Sofia ile sektörde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Lila Kağıt; kağıt sektörünün hammaddesi selülozun sağlandığı ormanların korunmasına fırsat yaratacak ve Türk sanayine katkı sağlayacak yeni bir girişimin destekçisi oluyor. Bu girişimle Lila Kağıt; ENAT (Endüstriyel Ağaç Tarımı San. ve Tic. A.Ş)'ın sponsoru olarak, kağıt sektörüne uygun Türkiye'nin ilk endüstriyel orman tarımı projesini başlattı. Lila Kağıt, böylece toplumsal sorumluluk adına da önemli bir adım atmış oldu.
 
Hedef 2023'e kadar 700 bin ağaç
 
Lila Kağıt, ENAT ile birlikte gerçekleştirdiği orman dostu projesini açıklamak üzere düzenlediği basın toplantısında, ayrıca ormanların önemine dikkat çeken 'Sofia Ormanları Yok Etmez' reklam kampanyasının ön gösterimini yaptı. Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü' nün ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, TEMA ve ENAT'ın Kurucu Başkanı Ali Nihat Gökyiğit, Endüstriyel Ağaç Tarımı Uzmanı ve Işık Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Melih Boydak katıldı. Toplantıda, projenin tüm taraflarına teşekkür ederek başlayan Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü; projenin sektöre, ülke ekonomisine ve toplumsal sorumluluğumuza sağlayacağı katkının kendilerini heyecanlandırdığını ifade etti. Öğücü konuya ilişkin şunları söyledi; "Bugün yatırımı gerçekleştirilecek endüstriyel orman tarımının ilk haşatının 20 yıl sonra alınması bekleniyor. Her yıl fidan dikim sayısını artırarak sürdürmeyi planladığımız bu projemizde; 2023 yılında 600 futbol sahası büyüklüğünde ( 3.5 milyon metrekarelik) bir alanda 700 bin ağaç dikimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu gelecek hedefimiz doğrultusunda Lila Kağıt'ın her yıl yapmış olduğu satış oranı kadar Türkiye'ye orman kazandırmış olacağız."
 
Sofia Ormanları Yok Etmez
 
 ENAT'ın kuruluşunda yer alan şirketlerin, kendi sektörlerinin önde gelen temsilcilerinin olduğuna dikkat çeken Öğücü, temizlik kağıdı sektöründen ise ilk olarak Lila Kağıt'ın projede yer aldığını belirtti. Projeye destek vermelerindeki çıkış noktalarının Lila Kağıt' ın markası Sofia' nın yeni reklam kampanyası olduğunu dile getiren Öğücü; "Türkiye'nin ilk ve tek 4 katlı kağıt havlusunu 2012 yılında Sofia markamızla pazara sunduk. Bu kapsamda, 'Sofia Ormanları Yok Etmez' temasıyla hazırladığımız kampanyamızda; gönül rahatlığıyla 4 katlı üretim yapabildiğimizi ve bunu da doğal ormanları yok etmeden hayata geçirebildiğimize vurgu yapıyoruz” dedi.
   Projeyle ilgili konuşan TEMA ve ENAT’ ın Kurucu Başkanı Ali Nihat Gökyiğit ise, 2005 yılında başlattıkları endüstriyel orman tarımının ülkemiz için önemine değindi. Gökyiğit bu girişimleri ile doğal ormanlar üzerindeki kesim baskısının azaltılarak daha iyi korunmasını, her geçen gün artan hammadde ihtiyacının ülkemizde karşılanmasını hedeflediklerini ifade etti. Böylece; dış pazara olan bağımlılığımızı azaltmayı, erozyonların ve havaya karbon yayılımının önlenmesini, yeni istihdam alanlarının açılarak kırsal kalkınmaya katkı sağlamayı amaçladıklarını ekledi.
   Lila Kağıt’ a proje kapsamında danışmanlık veren Endüstriyel Orman Tarımı Uzmanı ve Işık Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Melih Boydak, toplantıda yaptığı konuşmasında endüstriyel orman konusunda Türkiye’deki güncel durumu aktardı, ormancılığımız açısından önemine ilişkin detayları paylaştı.”Ülkemizde 19 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olan odun, selüloz, kağıt ve karton sektöründeki ihracatımız 5 milyar dolar civarında. Orman ürünlerinde hammadde ithalatımız ise 3 milyar doların üzerinde. Kullanılan kimyasal, makine ekipmanları, ambalaj malzemeleri gibi diğer kalemlerin de yabancı olduğu düşünüldüğünde cari açığı olan bir sektördür” diye belirtti.
   Boydak sözlerine “Dünya’da endüstriyel orman tarımı, toplam ormanların %5’ine denk geliyor. Buna rağmen odun ihtiyacının %35’i buradan karşılanıyor. Gün geçtikçe bu rakam yükseliyor. Bu sebeple, ağaç tarımına yıllar önce önem vererek yatırım yapan gelişmiş ülkelerde doğal orman kaybı artık yaşanmıyor. Ülkemizde endüstriyel ağaç tarımı konusunda çeşitli girişimler oldu. Özel teşebbüsler arasında hem en büyük yatırımı hem de kağıt sektörünün hammaddesine yönelik girişimi ise ENAT tarafından yapıldı. Endüstriyel orman tarımında Türkiye’nin başarıya ulaşmasındaki en büyük rolü özel sektörün üstleneceğine inanıyoruz. ENAT’ a ve Lila Kağıt’a, Türk sanayine verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyoruz; bu proje ile de; tüm özel sektörü elini taşın altına koymaya davet ediyoruz.” diyerek sektöre de önemli mesajlar verdi.
  Lila Kağıt sponsorluk çalışmasının yanı sıra bu yıl itibariyle TEMA ile başlattığı işbirliği kapsamında fidan dikme ve ağaçlandırma projelerini de hayata geçirmeye hazırlanıyor. TEMA ile yürütülen projenin ilk ayağında; Balıkesir’in Kepsut beldesinde şirket çalışanları ve iş ortakları adına 5 bin fidanlık bir ‘Sofia Hatıra Ormanı’ oluşturulacak. Şirket Hatıra Ormanı’nın önümüzdeki yıllarda daha da genişleterek yaygınlaştırılmasını hedefliyor.

Arıtma Su Teknolojileri 

'Sofia, Ormanları Yok Etmez' - 01.04.2014

Dünya standartlarında temizlik kâğıtları üretme vizyonuyla 2008 yılından bu yana faaliyet gösteren Lila Kağıt, kağıt sektörünün hammaddesi selülozun sağlandığı ormanların korunmasına fırsat yaratacak ve Türk sanayine katkı sağlayacak yeni bir girişimin destekçisi olacağını duyurdu. Bu girişimle Lila Kağıt; ENAT'ın (Endüstriyel Ağaç Tarımı San. ve Tic. A.Ş) sponsoru olarak, kağıt sektörüne uygun. Türkiye'nin ilk endüstriyel orman tarımı projesini başlattı. Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü, "Bugün yatırımı gerçekleştirilecek endüstriyel orman tarımının ilk hasadının 20 yıl sonra alınması bekleniyor. Her yıl fidan dikim sayısını artırarak sürdürmeyi planladığımız bu projemizde; 2023 yılında 600 futbol sahası büyüklüğünde (3,5 milyon metrekarelik) bir alanda, 700 bin ağaç dikimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda Lila Kağıt'ın her yıl yapmış olduğu satış oranı kadar Türkiye'ye orman kazandırmış olacağız" şeklinde konuştu.

Eko IQ 

Lila Kağıt'tan 'Orman Dostu' projeye büyük destek - 01.04.2014

Dünya standartlarında temizlik kağıtları üretme vizyonuyla 2008 yılından bu yana faaliyet gösteren Lila Kağıt, yenilikçi ürünleriyle fark yaratan üst segment markası Sofia ile sektörde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Lila Kağıt; kağıt sektörünün hammaddesi selülozun sağlandığı ormanların korunmasına fırsat yaratacak ve Türk sanayine katkı sağlayacak yeni bir girişimin destekçisi oluyor. Bu girişimle Lila Kağıt; ENAT (Endüstriyel Ağaç Tarımı San. ve Tic. A.Ş)'ın sponsoru olarak, kağıt sektörüne uygun Türkiye'nin ilk endüstriyel orman tarımı projesini başlattı. Lila Kağıt, böylece toplumsal sorumluluk adına da önemli bir adım atmış oldu.
 
Hedef 2023’e kadar 700 bin ağaç
Lila Kağıt, ENAT ile birlikte gerçekleştirdiği orman dostu projesini açıklamak üzere düzenlediği basın toplantısında, ayrıca ormanların önemine dikkat çeken 'Sofia Ormanları Yok Etmez' reklam kampanyasının ön gösterimini yaptı. Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü' nün ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, TEMA ve ENAT’ ın Kurucu Başkanı Ali Nihat Gökyiğit, Endüstriyel Ağaç Tarımı Uzmanı ve Işık Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Melih Boydak katıldı. Toplantıda, projenin tüm taraflarına teşekkür ederek başlayan Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü; projenin sektöre, ülke ekonomisine ve toplumsal sorumluluğumuza sağlayacağı katkının kendilerini heyecanlandırdığını ifade etti. Öğücü konuya ilişkin şunları söyledi; "Bugün yatırımı gerçekleştirilecek endüstriyel orman tarımının ilk haşatının 20 yıl sonra alınması bekleniyor. Her yıl fidan dikim sayısını artırarak sürdürmeyi planladığımız bu projemizde; 2023 yılında 600 futbol sahası büyüklüğünde (3.5 milyon metrekarelik) bir alanda 700 bin ağaç dikimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu gelecek hedefimiz doğrultusunda Lila Kağıt' ın her yıl yapmış olduğu satış oranı kadar Türkiye'ye orman kazandırmış olacağız."
 
"Sofia Ormanları Yok Etmez"
ENAT’ ın kuruluşunda yer alan şirketlerin, kendi sektörlerinin önde gelen temsilcilerinin olduğuna dikkat çeken Öğücü, temizlik kağıdı sektöründen ise ilk olarak Lila Kağıt'ın projede yer aldığını belirtti. Projeye destek vermelerindeki çıkış noktalarının Lila Kağıt'ın markası Sofia'nın yeni reklam kampanyası olduğunu dile getiren Öğücü; "Türkiye'nin ilk ve tek 4 katlı kağıt havlusunu 2012 yılında Sofia markamızla pazara sunduk. Bu kapsamda, 'Sofia Ormanları Yok Etmez' temasıyla hazırladığımız kampanyamızda; gönül rahatlığıyla 4 katlı üretim yapabildiğimizi ve bunu da doğal ormanları yok etmeden hayata geçirebildiğimize vurgu yapıyoruz" dedi. Projeyle ilgili konuşan TEMA ve ENAT'ın Kurucu Başkam Ali Nihat Gökyiğit ise, 2005 yılında başlattıkları endüstriyel orman tarımının ülkemiz için önemine değindi. Gökyiğit bu girişimleri ile doğal ormanlar üzerindeki kesim baskısının azaltılarak daha iyi korunmasını, her geçen gün artan hammadde ihtiyacının ülkemizde karşılanmasını hedeflediklerini ifade etti. Böylece; dış pazara olan bağımlılığımızı azaltmayı, erozyonların ve havaya karbon yayılımının önlenmesini, yeni istihdam alanlarının açılarak kırsal kalkınmaya katkı sağlamayı amaçladıklarını ekledi.
 
Lila Kağıt'a proje kapsamında danışmanlık veren Endüstriyel Orman Tarımı Uzmanı ve Işık Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Melih Boydak, toplantıda yaptığı konuşmasında endüstriyel orman konusunda Türkiye'deki güncel durumu aktardı, ormancılığımız açısından önemine ilişkin detayları paylaştı. "Ülkemizde 19 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olan odun, selüloz, kağıt ve karton sektöründeki ihracatımız 5 milyar dolar civarında. Orman ürünlerinde hammadde ithalatımız ise 3 milyar doların üzerinde. Kullanılan kimyasal, makine ekipmanları, ambalaj malzemeleri gibi diğer kalemlerin de yabancı olduğu düşünüldüğünde cari açığı olan bir sektördür" diye belirtti.

Boydak sözlerine; "Dünyada endüstriyel ağaç tarımı, toplam ormanların %5'ine denk geliyor. Buna rağmen odun ihtiyacının %35'i buradan karşılanıyor. Gün geçtikçe bu rakam yükseliyor. Bu sebeple, ağaç tarımına yıllar önce önem vererek yatırım yapan gelişmiş ülkelerde doğal orman kaybı artık yaşanmıyor. Ülkemizde endüstriyel ağaç tarımı konusunda çeşitli girişimler oldu. Özel teşebbüsler arasında hem en büyük yatırımı hem de kağıt sektörünün hammaddesine yönelik girişimi ise ENAT tarafından yapıldı. Endüstriyel orman tarımında Türkiye'nin başarıya ulaşmasındaki en büyük rolü özel sektörün üstleneceğin inanıyoruz. ENAT' a ve Lila Kağıt' a, Türk sanayine verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyoruz; bu proje ile de; tüm özel sektörü elini taşın altına koymaya davet ediyoruz." diyerek sektöre de önemli mesajlar verdi. Lila Kağıt, sponsorluk çalışmasının yanı sıra bu yıl itibariyle TEMA ile başlattığı işbirliği kapsamında fidan dikme ve ağaçlandırma projelerinim de hayata geçirmeye hazırlanıyor. TEMA ile yürütülen projenin ilk ayağında; Balıkesir'in Kepsut beldesinde şirket çalışanları ve iş ortaklan adına 5 bin fidanlık bir 'Sofla Hatıra Ormanı' oluşturulacak. Şirket Hatıra Ormanı'nın önümüzdeki yıllarda daha da genişleterek yaygınlaştırılmasını hedefliyor. 

Kimya Magazin 

Kampanyalar - 01.04.2014

Sofia Ormanları Yok Etmez...
 
M.A.R.K.A. Reklam Ajansı'nın çektiği ve yönetmenliğini Dağhan Celayir'in yaptığı 'Sofia Ormanları Yok Etmez' reklam filminde; 80'li yıllarda TRT Çocuk Korosu tarafından söylenen ve o dönemdeki çocukların her daim tekrarladığı 'Tohumlar Fidana' şarkısı söyleniyor. Yok olmak üzere olan bir ormanda şarkı söyleyen bir çocuğun görüntüsüyle başlayan filmde, bir öğretmen ve 12 kişiden oluşan bir çocuk korosu yer alıyor. Tohumlar Fidana şarkı sözlerinin değiştirilerek söylendiği reklam filminde; bu sırada melodi kesiliyor ve çocuk korosu isyan eden bir ifadeyle "Ormanlar Kağıt Havluya Dönmemeli Yurdumda" diyerek kampanyanın asıl mesajını veriyor.
Kampanyanın Künyesi
Reklamveren: Lila Kağıt / Sofia
Reklamveren Temsilcisi: İlke Tuncay, Sevinç Bilge
Reklam Ajansı: M.A.R.K.A.
Yaratıcı Ekip: Zeynel Özer, Ece Berktav, Can Yalçın, Nafiz Oksar, Emrehan Gültekin, Senem Öztürk
Stratejist: Engin Tezcan
Müşteri İlişkileri: İlkay Ünlü, Beril Mardin, Ayşenur Baş
Ajans Prodüktörü : Candaş Kaflı
Müzik : Ömer Ahunbay - Jingle House
Prodüksiyon Firması : Digital Sanatlar
Yönetmen: Dağhan Celayir
Kullanılan Mecralar: Televizyon, radyo, outdoor, internet, POP

Marketing Europe Anatolia 

Ormanları Yok Etmez! - 01.04.2014

Sofia'nın, "Sofia Ormanları Yok Etmez" ana temasıyla hazırladığı reklam kampanyası, ormanların yok edilmemesinin önemine dikkat çekiyor. M.A.R.K.A. Reklam Ajansı tarafından hazırlanan reklam filmi, mesajını da bir çocuk korosunun söylediği "Tohumlar Fidana, Fidanlar Ormana" şarkısıyla veriyor. Yok olmak üzere olan bir ormanda şarkı söyleyen bir çocuğun görüntüsüyle başlayan reklam filmde, bir öğretmen ve 12 çocuktan oluşan bir koro da yer alıyor.
 
KAMPANYA KÜNYESİ
Reklamveren : Lila Kağıt / Sofia
Reklamveren Temsilcisi : İlke Tuncay, Sevinç Bilge
Reklam Ajansı : M.A.R.K.A.
Ajans Başkanı ve Yaratıcı Bölüm Başkanı : Hulusi Derici
Yaratıcı Ekip : Z. Özer, E. Berktav, C. Yalçın, N. Oksar, E. Gültekin, S. Öztürk
Stratejist : Engin Tezcan
 Müşteri İlişkileri : İ. Ünlü, B. Mardin, A.
Baş Ajans Prodüktörü : Candaş Kaflı
Müzik : Ömer Ahunbay/Jingle House
Prodüksiyon Firması : Digital Sanatlar
Yönetmen : Dağhan Celayir
Medya Ajansı : M.A.R.K.A.
Medya Medya Direktörü : Nehire Demirhan
Medya Planlamacısı : Banu Çalışkan
Kullanılan Mecralar : TV, basın, dijital 

Marketing Türkiye  

Lila Kağıt'tan 'Orman Dostu' Projeye Büyük Destek - 01.04.2014

Dünya standartlarında temizlik kağıtları üretme vizyonuyla 2008 yılından bu yana faaliyet gösteren Lila Kağıt, yenilikçi ürünleriyle fark yaratan üst segment markası Sofia ile sektörde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Lila Kağıt; kağıt sektörünün hammaddesi selülozun sağlandığı ormanların korunmasına fırsat yaratacak ve Türk sanayine katkı sağlayacak yeni bir girişimin destekçisi oluyor. Bu girişimle Lila Kağıt; ENAT (Endüstriyel Ağaç Tarımı San. ve Tic. A.Ş)'ın sponsoru olarak, kağıt sektörüne uygun Türkiye'nin ilk endüstriyel orman tarımı projesini başlattı. Lila Kağıt, böylece toplumsal sorumluluk adına da önemli bir adım atmış oldu.
 
Hedef 2023'e kadar 700 bin ağaç
 
Lila Kağıt, ENAT ile birlikte gerçekleştirdiği orman dostu projesini açıklamak üzere düzenlediği basın toplantısında, ayrıca ormanların önemine dikkat çeken 'Sofia Ormanları Yok Etmez' reklam kampanyasının ön gösterimini yaptı. Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü' nün ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, TEMA ve ENAT'ın Kurucu Başkanı Ali Nihat Gökyiğit, Endüstriyel Ağaç Tarımı Uzmanı ve Işık Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Melih Boydak katıldı. Toplantıda, projenin tüm taraflarına teşekkür ederek başlayan Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü; projenin sektöre, ülke ekonomisine ve toplumsal sorumluluğumuza sağlayacağı katkının kendilerini heyecanlandırdığını ifade etti. Öğücü konuya ilişkin şunları söyledi; "Bugün yatırımı gerçekleştirilecek endüstriyel orman tarımının ilk haşatının 20 yıl sonra alınması bekleniyor. Her yıl fidan dikim sayısını artırarak sürdürmeyi planladığımız bu projemizde; 2023 yılında 600 futbol sahası büyüklüğünde ( 3.5 milyon metrekarelik) bir alanda 700 bin ağaç dikimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu gelecek hedefimiz doğrultusunda Lila Kağıt'ın her yıl yapmış olduğu satış oranı kadar Türkiye'ye orman kazandırmış olacağız."
 
Sofia Ormanları Yok Etmez
 
 ENAT'ın kuruluşunda yer alan şirketlerin, kendi sektörlerinin önde gelen temsilcilerinin olduğuna dikkat çeken Öğücü, temizlik kağıdı sektöründen ise ilk olarak Lila Kağıt'ın projede yer aldığını belirtti. Projeye destek vermelerindeki çıkış noktalarının Lila Kağıt' ın markası Sofia' nın yeni reklam kampanyası olduğunu dile getiren Öğücü; "Türkiye'nin ilk ve tek 4 katlı kağıt havlusunu 2012 yılında Sofia markamızla pazara sunduk. Bu kapsamda, 'Sofia Ormanları Yok Etmez' temasıyla hazırladığımız kampanyamızda; gönül rahatlığıyla 4 katlı üretim yapabildiğimizi ve bunu da doğal ormanları yok etmeden hayata geçirebildiğimize vurgu yapıyoruz” dedi.
   Projeyle ilgili konuşan TEMA ve ENAT’ ın Kurucu Başkanı Ali Nihat Gökyiğit ise, 2005 yılında başlattıkları endüstriyel orman tarımının ülkemiz için önemine değindi. Gökyiğit bu girişimleri ile doğal ormanlar üzerindeki kesim baskısının azaltılarak daha iyi korunmasını, her geçen gün artan hammadde ihtiyacının ülkemizde karşılanmasını hedeflediklerini ifade etti. Böylece; dış pazara olan bağımlılığımızı azaltmayı, erozyonların ve havaya karbon yayılımının önlenmesini, yeni istihdam alanlarının açılarak kırsal kalkınmaya katkı sağlamayı amaçladıklarını ekledi.
   Lila Kağıt’ a proje kapsamında danışmanlık veren Endüstriyel Orman Tarımı Uzmanı ve Işık Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Melih Boydak, toplantıda yaptığı konuşmasında endüstriyel orman konusunda Türkiye’deki güncel durumu aktardı, ormancılığımız açısından önemine ilişkin detayları paylaştı.”Ülkemizde 19 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olan odun, selüloz, kağıt ve karton sektöründeki ihracatımız 5 milyar dolar civarında. Orman ürünlerinde hammadde ithalatımız ise 3 milyar doların üzerinde. Kullanılan kimyasal, makine ekipmanları, ambalaj malzemeleri gibi diğer kalemlerin de yabancı olduğu düşünüldüğünde cari açığı olan bir sektördür” diye belirtti.
   Boydak sözlerine “Dünya’da endüstriyel orman tarımı, toplam ormanların %5’ine denk geliyor. Buna rağmen odun ihtiyacının %35’i buradan karşılanıyor. Gün geçtikçe bu rakam yükseliyor. Bu sebeple, ağaç tarımına yıllar önce önem vererek yatırım yapan gelişmiş ülkelerde doğal orman kaybı artık yaşanmıyor. Ülkemizde endüstriyel ağaç tarımı konusunda çeşitli girişimler oldu. Özel teşebbüsler arasında hem en büyük yatırımı hem de kağıt sektörünün hammaddesine yönelik girişimi ise ENAT tarafından yapıldı. Endüstriyel orman tarımında Türkiye’nin başarıya ulaşmasındaki en büyük rolü özel sektörün üstleneceğine inanıyoruz. ENAT’ a ve Lila Kağıt’a, Türk sanayine verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyoruz; bu proje ile de; tüm özel sektörü elini taşın altına koymaya davet ediyoruz.” diyerek sektöre de önemli mesajlar verdi.
  Lila Kağıt sponsorluk çalışmasının yanı sıra bu yıl itibariyle TEMA ile başlattığı işbirliği kapsamında fidan dikme ve ağaçlandırma projelerini de hayata geçirmeye hazırlanıyor. TEMA ile yürütülen projenin ilk ayağında; Balıkesir’in Kepsut beldesinde şirket çalışanları ve iş ortakları adına 5 bin fidanlık bir ‘Sofia Hatıra Ormanı’ oluşturulacak. Şirket Hatıra Ormanı’nın önümüzdeki yıllarda daha da genişleterek yaygınlaştırılmasını hedefliyor.

Yeşil İçin 'Doğal', Kağıt İçin 'Endüstriyel' Orman - 31.03.2014

Lila Kağıt, ormanların yok olma tehlikesine karşı alternatif ormanlara yöneldi. ENAT'ın sponsoru olan şirket, doğal ormanların korunması için Türkiye'de endüstriyel orman tarımı projesini hayata geçirdi. İlk hasadı 20 yıl sonra toplanacak proje ile 2023 yılında 600 futbol sahası büyüklüğündeki bir alana 700 bin ağaç dikilecek.
 
Aşık Veysel'in "onsuz yok dünya tadı" dediği, Can Yücel'in vasiyetinde "hatıra" olarak istediği ormanlar tüm dünyada yok olma tehdidi ile karşı karşıya. Türkiye geç de olsa bu gerçeğin farkına vardı. Biyoçeşitlilik ve orman alanı açısından yıllar önce birçok ülkeyi kendine hayran bırakan Türkiye, şimdi dünya ile aynı derdi paylaşıyor. Odun ihtiyacı arttıkça ağaç kıyımı da artıyor. Gelişmiş ülkeler çözüm için doğal ormanlarını korumak adına "endüstriyel ağaç tarımı" kalkanını devreye alıyor. Öyle ki dünyadaki endüstriyel ağaç tarımı toplam ormanların yüzde 5'ine denk geliyor ve bu oran odun ihtiyacının yüzde 35'ini karşılıyor.
Türkiye'de ise bu konu birkaç küçük girişim ile sınırlı kaldı. Ancak son haftalarda "Sofia Ormanları Yok Etmez" sloganı ile bu girişim yeniden gündeme geldi. Firmanın tanıttığı projede Endüstriyel Ağaç Tarımı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (ENAT) ile Lila Kağıt yer alıyor.
Lila Kağıt, üst segment markası Sofla ile kağıt sektörünün ham maddesi selülozun sağlandığı ormanların korunması için yeni bir girişimin öncüsü oldu. Şirket, ENAT'ın sponsoru olarak, Türkiye'de endüstriyel orman tarımı projesini hayata geçirdi.
Projenin ayrıntılarını anlatan Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü, "Endüstriyel ağaç tarımında İsveç, Finlandiya gibi ülkeler çok ileride. Amerika'da da bu konuda gelişmeler yaşanıyor. Türkiye'de de bu proje oldukça önemli. Endüstriyel orman tarımının ilk hasadını 20 yıl sonra alınması bekleniyor. Ayrıca diktiğimiz fidan sayısını her yıl artıracağız. 2023'te 3.5 milyon metrekarelik yani 600 futbol sahası büyüklüğünde bir alanda 700 bin ağaç dikimi gerçekleştireceğiz" diyor.
Bu konuda Türkiye'de önceden bazı girişimlerin olduğunu söyleyen Öğücü, "Özel teşebbüsler arasında hem en büyük yatırımı hem de kağıt sektörünün hammaddesine yönelik girişimi ENAT yaptı. Biz de böylesine önemli bir projede yer almaya karar verdik" bilgisini veriyor.
 
 
 
TEMA ile işbirliği yaptı, şimdi hatıra ormanı oluşturuyor
Marmara Şirketler Grubu'nun Türkiye'nin temizlik kağıt pazarındaki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurduğu yüzde 100 Türk sermayeli Lila Kağıt; Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) ile bu yıl başlattığı işbirliği kapsamında fidan dikme ve ağaçlandırma projelerini de hayata geçirecek. TEMA Vakfı ile yürütülen projenin ilk ayağında; Balıkesir’in Kepsut beldesinde şirket çalışanları ve iş ortakları adına 5 bin fidanlık bir “Sofia Hatıra Ormanı” oluşturulması hedefleniyor.
 
 
 
Lila Kağıt'ın 2006'da kurulduğunu anımsatan Öğücü, kağıt üretim tesislerinin ise 2007 ve 2008'de hayata geçirildiğini söylüyor. Yıllık üretim kapasitelerinin 150 bin ton olduğunu belirten Öğücü, "Kurulduğumuz yıllarda kişi başına tüketilen tuvalet kağıdı yıllık 2.5 kilo civarındaydı. Bir tuvalet kağıdı rulosunun 100 gram olduğunu düşünürsek bu da kişi başına bir yılda 30 rulo demek. Bu rakam dünyada ise 15 kilo seviyesindeydi. Hatta bazı ülkelerde 20 kilonun bile üzerindeydi. Bugün ise ülkedeki tüketim arttı. Şu anda kişi başına tüketim 5 kiloya yakın" diyor.
 
Yeni ürün gündemde
 
Tüketici ürünleri ve ev dışı tüketim ürünleri olmak üzere iki farklı kategoride üretim gerçekleştirdiklerini anlatan Öğücü, tüketiciye yönelik "Sofla", "Maylo", "Berrak" adlı üç markalarının olduğunu, ev dışı tüketim ürünlerinde ise "Nua" markası ile faaliyet gösterdiklerini dile getiriyor. Bu yıl yeni kategori planlarının olduğunu açıklayan Öğücü, "Gündemimizde yeni bir ürün projesi var" diyor. Lila Kağıt olarak 700 kişiye istihdam sağladıklarını belirten Öğücü, Marmara Şirketler Grubu'nda ise bu rakamın 1000'e yaklaştığını vurguluyor. "Türkiye'deki temizlik kağıdı üretiminin yüzde 35'ini biz gerçekleştiriyoruz" açıklamasını yapan Öğücü, "İhracatta da önemli bir noktadayız. Grup olarak kağıt ürünlerinin ihracatında bu yıl 100 milyon doları aşan bir ciro hedefliyoruz. 40'a yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdik. En önemli pazarlarımız bize yakın olan ülkeler. Bu yılki hedef pazarlarımız ise Kuzey Afrika ve Ortadoğu" bilgisini veriyor.

Dünya

Lila Kağıt'tan 700 Bin Ağaçlık Orman - 08.03.2014

LİLA Kağıt, ormanların korunmasına fırsat yaratacak ve Türk sanayine katkı sağlayacak yeni bir girişimin destekçisi oluyor. Bu girişimle Lila Kağıt, ENAT (Endüstriyel Ağaç Tarımı) sponsoru olarak, kağıt sektörüne uygun Türkiye'nin ilk endüstriyel orman tarımı projesini başlattı. Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü projenin sektöre, ülke ekonomisine ve toplumsal sorumluluğumuza sağlayacağı katlanın kendilerini heyecanlandırdığını ifade etti. Alp Öğücü "Her yıl fidan dikim sayısını artırarak sürdürmeyi planladığımız bu projemizde; 2023 yılında 600 futbol sahası büyüklüğünde bir alanda 700 bin ağaç dikimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. 

Star

İş Ve Siyaset Hayatında Bir 'İnsan Kıymeti'... -[Ali Saydam Köşe Yazısı] - 08.03.2014

Önceki gün hedef kitlesi IK yöneticileri olan 'Çalışan Mutluluğu Zirvesi'ndeydik. PIAR Danışmanlık'ın düzenlediği bu zirvenin hasbelkader açılış konuşmasını yaparken, katılımcılara yakın bir gelecekte neden "İnsan Kaynakları" yerine "İnsan Kıymetleri" kavram ve anlayışıyla yola çıkmamız gerektiğini anlatmaya çalıştık.
   Önümüzde hayli uzun ve zorlu bir yol vardı. Çünkü koşullar ne kadar zorlarsa zorlasın değişimin ayrılmaz parçası 'değişime karşı direnç' burada da sahnedeki yerini mutlaka alacaktı.
   Oysa zaman içinde tüm toplumsal dinamikler değişmiş ancak bazı kavramlar aynı kalmıştı. Bu 'değerlerle' ilgili geçerli olabilirdi. Ama ya 'kültürle' yani iş-ilişki-iletişim () biçim ve süreçleriyle ilgili olan değişimin kavramsal karşılığı ne olacaktı?..
   İnsan toplumunun 'Tarım', 'Sanayi' ve 'Bilgi' olmak üzere üç evrimden geçtiğini söyleyen Alvin Toffler'lerin o meşhur "Üç Dalga”sına göre, insan, önce 'meta' (Feodal Tarım Toplumu), sonra 'kaynak' (Kapitalist Sanayi Toplumu) olarak görülmüş. Meta, bilindiği gibi, Kari Marx'ın dünya var oldukça klasik sayılacak Das Kapital’ inin alfabesini oluşturur. Ve yine bilindiği gibi kapitalizm bir meta üretimi sistemidir ve bu yapısı gereği insan dahil her şeyi metalaştırır.
   Nasıl sanayi toplumu kendisinden önceki tüm paradigmaları ve bu arada biçimlerini (kültür) değiştirmişse, Post Modern Bilgi Toplumu da benzer bir dönüşümü gerçekleştirmekte, toplumsal pratik içinde insana bakışın tekrar gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluğu anlayıp gerekli değişimi yaşayıp yönetebilenler, içinde bulunduğumuz vahşi rekabet ortamında avantaj sağlayacaklar, diğerleri ise sadece değişimi seyretme ve en fazlasından önden koşanları taklit etmek durumunda kalacaklardır...
   Üçüncü Dalga olarak görülen Bilgi Toplumu'nun kazanımlarıyla birlikte 'insan'a atfedilecek 'değer önermesi' nin, dönüşümleri içinde barındıran, alıp satılan 'meta'dan, kullanılıp tüketilen 'kaynak'tan daha öteye, sürdürülebilir bir yapısal sistem içinde sürekli gelişen ve yenilenen bir 'kıymet'e evrilmesi kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza gelecektir.
   Yeni üretim ilişkileri döneminde çalışanın, 'kıymet' olması tamamen kendi başarısı ve zaferidir. Bu noktada 'çalışan tatmini' ya da 'çalışan mutluluğu' dediğinizde, 'İnsan Kaynakları' dönemindeki etkinlikleriniz ya da uygulamalarınız, 'İnsan Kıymetleri' dönemindeki çalışanlarımızı 'kesmez'.
   Belki de 'İnsan Kaynaklarımdan 'İnsan Kıymetleri'ne geçiş konusundaki bu rehavet, hatta isteksizliğin en temel nedenlerinden biri de budur. Nedeni bellidir 'Kıymet' dediğiniz andan itibaren 'yeni' iç iletişim araçları geliştirmek başlı başına bir 'inovasyon' gerektirecektir de ondan. Sanayi toplumunda çalışan tatmini ve mutluluğu eninde sonunda gelip üç kavramın 'yönetimi'ne dayanır: Motivasyon - Performans - Sadakat. (Feodal toplumda iki kavram yetiyordu: Sadakat ve Üretim). Bilgi toplumu insanı ise başkasının (şirket yönetimi) kendisini motive etmesini (paintball, bowling, bol eğlence, 'biz bir takımız' numaraları) beklemeyecek, motivasyonu kendi varoluşunda arayacak kadar farklı bir profesyonellik anlayışına sahiptir. Bu nedenle Kaynak yönetiminde çok önemli olduğu bilinen motivasyon kriterinin yerini 'entelektüel katma değer' almıştır.
   Çok çalışmak (performans) bir şey ifade etmez post modern toplumda, aslolan 'etkili' olmaktır. Hele de ta feodaliteden bu yana kariyerde kritik başarı faktörü olma hüviyetini koruyan Sadakat (10 yıllıkları, 20 yıllıkları ödüllendirmece) değişimden en haşin şekilde nasibini alan unsurdur. Yerini 'adanmışlığa' (değişime uyum) terk etmiştir...
   Biz bu iddiaları 1990'lı yıllardan bu yana yazdığımız makalelerde ve kitaplarda anlata geldik. Deneyen iki şirket var ama bu dönüşümü adam gibi yaşayan kuruluşlara rastlamak henüz mümkün değil. Tabii kartvizitlerinde İnsan Kaynakları yazan arkadaşlarımızı ikna edebilmemiz daha uzunca bir süre alacak. Onları anlıyorum; ayakların altından halı çekilir gibi oluyordur...
   Sevindirici olan ise, bu alanda dernekleri başta olmak üzere 90'larda bu görüşümüze çok daha şiddetli reaksiyon gösterenlerin, şimdilerde iddialarımıza çok daha derinlik ve teveccühle yaklaştıklarını görmek...
   İş dünyası en azından bu konuyu tartışmaya, kısmen de uygulamaya başladı. Peki siyaset dünyasının seçmene bakışında son 70 yılda hangi dönüşüm yaşandı, postmodern bilgi toplumu gereği hangi yeni bakış siyasi iletişime yansıdı dersiniz...
Espri gibi soru değil mi?..
 
'Çizgi dışı'na çıkmadan farklılık yaratılamaz..
 
Kendisini Bersay İletişim Enstitüsü'nün "Çizginin Dışındakiler" başlıklı konferanslar dizisinde dinlediğimiz TEKFEN Yönetim Kurulu Üyesi ve TEMA Kurucu Onursal Başkanı Nihat Gökyiğit, "Çizgi sizin için nedir?" sorusunu şöyle yanıtlamıştı:
- "Dışına çıkanın ya küçümsendiği ya da yüceltildiği şey."
"Peki sizin çizgi dışına çıktığınız an ne zamandı?" diye sorulduğunda da "Üzerime; vazife olmayan işlere kalkıştığım an" karşılığını vermişti.
   Dün sabah temizlik kâğıt ürünü markası Sofia'yı üreten Lila Kâğıt'ın 'Orman dostu' bir projeye verdiği destek nedeniyle düzenlenen toplantıda Lila Kâğıt Genel Müdürü Alp Öğücü'yü, Nihat Gökyiğit Bey'i ve Endüstriyel Orman Tarımı Uzmanı ve Işık Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Melih Boydak'ı dinlerken "Üstatlar yine 'çizgi dışı' bir meselenin tam da içinde" diye geçti içimizden.
   Bu toplantıda Lila Kâğıt; ENAT'ın (Endüstriyel Ağaç Tarımı) sponsoru olarak, Türkiye'nin ilk endüstriyel orman tarımı projesini başlattığını duyuruyor ve reklam filminde şu mesajın altını çiziyordu: "Ormanlar havluya dönmesin yurdumuzda!"
   Lila Kağıt'ın markası Sofia'nın reklam kampanyasının da ilk gösterimini izlediğimiz ('Sofia Ormanları Yok Etmez') toplantıda Alp Öğücü hayli iddialı bir tablo çizdi ve ilk haşatın 20 yıl sonra alınabileceğini ifade etti:
   "Her yıl fidan dikim sayısını artırarak sürdürmeyi planladığımız projemizde; 2023 yılında 600 futbol sahası büyüklüğünde (3.5 milyon metrekarelik) bir alanda 700 bin ağaç dikimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu gelecek hedefimiz doğrultusunda Lila Kağıt'ın her yıl yapmış olduğu satış oranı kadar Türkiye'ye orman kazandırmış olacağız."
    Markanın verdiği bir söz de şu: "Sadece Endüstriyel ormanlardan elde edilmiş sertifikalı selüloz kullanacağız!"..
   Dünya doğa, çevre meselelerini, canlılığın sürdürülebilirliğini bir numaralı insanlık meselesi olarak tartışırken bu girişim belki bizim politikacılara da bir işaret olur. Son günlerde hangi partinin bu meseleleri ağırlıklı olarak ele aldığına tanık olduk. Seçim stratejisinin 5 temelinden birine 'çevreciliği' yerleştirmiş olan AK Parti bir nebze konuya değindi ancak, onlar da 'can havliyle' günlük itiş kakışın içine düştüler...
   "Çizginin dışına" çıkmadan siyasi ve veya ekonomik avantaj elde edilebilir mi?.. 

Yeni Şafak     

Lila Kağıt'tan 'Orman Dostu' Projeye Büyük Destek - 01.03.2014

Dünya standartlarında temizlik kağıtları üretme vizyonuyla 2008 yılından bu yana faaliyet gösteren Lila Kağıt, yenilikçi ürünleriyle fark yaratan üst segment markası Sofia ile sektörde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Lila Kağıt; kağıt sektörünün hammaddesi selülozun sağlandığı ormanların korunmasına fırsat yaratacak ve Türk sanayine katkı sağlayacak yeni bir girişimin destekçisi oluyor. Bu girişimle Lila Kağıt; ENAT (Endüstriyel Ağaç Tarımı San. ve Tic. A.Ş)'ın sponsoru olarak, kağıt sektörüne uygun Türkiye'nin ilk endüstriyel orman tarımı projesini başlattı. Lila Kağıt, böylece toplumsal sorumluluk adına da önemli bir adım atmış oldu.
 
HEDEF 2023'E KADAR 700 BİN AĞAÇ
Lila Kağıt, ENAT ile birlikte gerçekleştirdiği orman dostu projesini açıklamak üzere düzenlediği basın toplantısında, ayrıca ormanların önemine dikkat çeken 'Sofia Ormanları Yok Etmez' reklam kampanyasının ön gösterimini yaptı. Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü; projenin sektöre, ülke ekonomisine ve toplumsal sorumluluğumuza sağlayacağı katkının kendilerini heyecanlandırdığını ifade etti. Öğücü konuya ilişkin şunları söyledi; "Bugün yatırımı gerçekleştirilecek endüstriyel orman tarımının ilk haşatının 20 yıl sonra alınması bekleniyor. Her yıl fidan dikim sayısını artırarak sürdürmeyi planladığımız bu projemizde; 2023 yılında 600 futbol sahası büyüklüğünde (3.5 milyon metrekarelik) bir alanda 700 bin ağaç dikimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu gelecek hedefimiz doğrultusunda Lila Kağıt' ın her yıl yapmış olduğu satış oranı kadar Türkiye'ye orman kazandırmış olacağız." 

Hizmetix

Lila Kağıt'tan 'orman dostu' projeye büyük destek - 01.03.2014

2008 yılından bu yana faaliyet gösteren Lila Kağıt, üst segment markası Sofia ile sektörde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Lila Kağıt; kağıt sektörünün hammaddesi selülozun sağlandığı ormanların korunmasına fırsat yaratmak ve Türk sanayine katkı sağlamak üzere EN AT (Endüstriyel Ağaç Tarımı San. ve Tic. A.Ş)'ın sponsoru olarak kağıt sektörüne uygun Türkiye'nin ilk endüstriyel orman tarımı projesini başlattı. Hedef 2023'e kadar 700 bin ağaç Konuyla ilgili olarak Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü' nün ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, TEMA ve ENAT'ın Kurucu Başkanı Ali Nihat Gökyiğit, Endüstriyel Ağaç Tarımı Uzmanı ve Işık Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Melih Boydak katıldı.
   Toplantıda konuşan Alp Öğücü; "Bugün yatırımı gerçekleştirilecek endüstriyel orman tarımının ilk haşatının 20 yıl sonra alınması bekleniyor. Her yıl fidan dikim sayısını artırarak sürdürmeyi planladığımız bu projemizde; 2023 yılında 3.5 milyon metrekarelik bir alanda 700 bin ağaç dikimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu gelecek hedefimiz doğrultusunda Lila Kağıt'in her yıl yapmış olduğu satış oranı kadar Türkiye'ye orman kazandırmış olacağız" dedi. Projeye destek vermelerindeki çıkış noktalarının Lila Kağıt' ın markası Sofia' nın yeni reklam kampanyası olduğunu dile getiren Öğücü; "Türkiye'nin ilk ve tek 4 katlı kağıt havlusunu 2012 yılında Sofia markamızla pazara sunduk. Bu kapsamda, 'Sofia Ormanları Yok Etmez' temasıyla hazırladığımız kampanyamızda; gönül rahatlığıyla 4 katlı üretim yapabildiğimizi ve bunu da doğal ormanları yok etmeden hayata geçirebildiğimize vurgu yapıyoruz" şeklinde konuştu. Projeyle ilgili konuşan TEMA ve ENAT' ın Kurucu Başkanı Ali Nihat Gökyiğit ise bu girişimleri ile doğal ormanlar üzerindeki kesim baskısının azaltılarak daha iyi korunmasını, her geçen gün artan hammadde ihtiyacının ülkemizde karşılanmasını hedeflediklerini ifade etti.

Satış Noktası 

Doğaya yatırım yapıyorlar... - 01.03.2014

Lila Kağıt'tan Dev Adım
   Lila Kâğıt Türkiye'nin ilk endüstriyel ağaçlandırma projesini başlattı... Kâğıt sektörünün hammaddesi selülozun sağlandığı ormanların korunmasına fırsat yaratacak ve Türk sanayine katkı sağlayacak yeni bir girişimin destekçi olan Lila Kâğıt Genel Müdürü Alp Öğücü, "endüstriyel ormanlar doğal ormanların sigortasıdır" diyor. ENAT (Endüstriyel Ağaç Tarımı San. ve Tic. A.Ş)'ın sponsoru olan Lila Kâğıt Genel Müdürü Alp Öğücü, 'Türkiye'de bu alanda yeterince yatırım yapılmıyor ama bu sektörün önünün açılması gerekiyor. Biz de böyle bir şirketin sponsoru olduk ve ilk etapta 30 hektarlık bir alanda, ardından da 2023 vizyonu için 600 futbol sahası karşılığında bir orman yaratmayı planlıyoruz" dedi. Lila Kâğıt Genel Müdürü Alp Öğücü, Sky Reporter'e konuştu.
 
Alp Bey, bize biraz Lila Kağıt'ı tanıtır mısınız?
·         Lila Kâğıt, bir Marmara Şirketler Gurubu şirketidir. Öğücü ailesine bağlı Grubumuz, 1984 yılında öncelikle tekstil alanında faaliyet göstermek amacıyla kuruldu ve üretim tesisini Çorlu'da kurarak üretime geçti. Bu sene 30. yılımızı kutluyor olacağız. 2000'li yıllarda tekstil sektöründe yaşanan daralma bizi farklı alanlarda da yatırıma yöneltti. Bu bağlamda enerji, kâğıt ve son olarak da hızlı tüketime yatırım yaptık. Lila Kâğıt'ı 2006 yılında kurduk ve 2007 yılında tesisin faaliyete geçmesi ile kısa sürede Lila Kâğıt adeta Marmara Şirketler Grubu'nun amiral gemisi haline geldi. Lila Kâğıt, şu anda temizlik kâğıdı üretiminde tek çatı altında Türkiye'de ve yakın coğrafyadaki en büyük üretim tesisine sahiptir. Kâğıt ihracatında açık ara lider olup aynı zamanda bütün ağaç orman ürünleri kategorisinde de Türkiye genelinde 8. sırada yer almaktadır.
Lila Kağıt'ın bu kadar başarılı olmasını neye bağlıyorsunuz?
·         Lila Kâğıt, bir günde ortaya çıkmadı, ciddi araştırmalar ve fizibilite çalışmalarıyla yatırım kararı alındı. Kâğıt sektörüne girmeye 2004 yılında karar verildi ama 2006 yılına kadar yurt dışından ve yurt içinden danışmanlarla birlikte tam zamanlı çalışılarak, sonuçlar değerlendirildikten sonra yurt içi ve dışı kâğıt sektöründe referanslar ve ziyaretler yapıldı. Çin'den Amerika'ya kadar tüm bu işlerle uğraşan kişilerin yaptıkları yol haritaları incelenerek kâğıt sektörü seçilmiştir. Yani bu başarı asla tesadüf değildir. Bu işe başlarken oldukça iddialı kararlar aldık, Türkiye'de kullanılmayan en son teknolojileri kullanalım dedik. En çevreci üretim proseslerine yöneldik, hiç denenmemiş tedarikçilerle çalışma kararı aldık. Bunlar deneme değildi, başka ülkelerde uygulanan fakat Türkiye'de bilinmeyen stratejilerdi. Biz derin fizibilite hazırlıkları ile bu bilgileri önceden edindiğimizden dolayı rahattık. Çünkü bilgi insana cesaret verir, kısa süre sonra bu bilgimizin karşılığını fazlasıyla aldık ve o yüzden de arka arkaya yatırımlarla bu gün sadece Türkiye'nin değil Ortadoğu, Balkanlar ve Afrika'nın tek çatı altındaki en büyük üretim kapasitesine sahip şirketi konumuna geldik. Reklam iletişimine yeni başladığımız üst segment markamız olan Sofia, tüketicinin en çok aradığı ürünler arasında yer almaktadır.
 
Türkiye'de temizlikte kâğıt kullanma alışkanlığı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerle kıyaslandığında nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?
·         Kâğıt kullanımında Türkiye, Ortadoğu ile kıyaslandığında önde, Avrupa ile kıyaslandığında ise geride kalıyor. İstatistiklere göre Ortadoğu'da kişi başı yıllık tüketim 1-2 kg, Türkiye'de ise 5 kg civarında ancak Avrupa ve Amerika'ya baktığımızda 1525 kg arasında kâğıt tüketimi söz konusu. Temizlik kâğıdı kullanımında eğitim ve gelir düzeyinin önemli rol oynadığı dikkati çekiyor. Türkiye çok hızlı kalkınıyor ve yol alıyor. Nüfusumuzun da fazla olması Türkiye'yi yakın coğrafyanın en büyük pazarı ve üreticisi konumuna getiriyor. Türkiye'de son yıllarda müthiş bir değişim yaşanıyor. Örneğin; eskiden evlerde çok daha fazla insan yaşarken, bugün artık kentlerde 3 veya 4 kişilik aileler şeklinde yaşıyoruz, bu da kişiselleştiğimizin göstergesi, dolayısıyla tuvalet ve hijyen alışkanlıklarımız da değişti. Aynı doğrultuda market ve perakende de buna bağlı olarak farklılaştı, dolayısıyla alışveriş listesinin ilk sıralarına tuvalet kâğıdı, mutfak havlusu da girmiş oldu. Türkiye'de eğitim ve gelir düzeyi arttıkça diğer kâğıt ürünleri de her evin alışveriş listesinde yer alacak.
 
Kağıt havlunun klasik kurulama araçlarının yerini alacağına inanıyor musunuz?
·         Sofia markamızla iki çeşit havlu üretimi yaptık. Bunlardan biri mutfaklarda kullanılan kâğıt havlu bir diğeri de banyolar için ürettiğimiz banyo havlularıdır. Banyo için ürettiğimiz havlumuz uçuk pembe, dekoratif çiçek desenli ve çiçek kokulu gibi özelliklere sahip. 2012 yılının Ağustos ayında bu ürünü piyasaya çıkardığımızda şunu fark etmiştik, önemli bir kitle evinde kendisi ya da misafiri için tekstil havlusu yerine kâğıt havlu kullanıyor. Tek seferlik kullanımından ötürü daha pratik ve hijyenik olduğuna inanıldığı için kağıt havlu tercih ediliyor. Tekstil havlusunun yerini alır mı almaz mı bunu zaman gösterecek lakin hijyene önem veren, günlük kullanımda ellerini daha sık yıkayan, daha fazla misafir ağırlayan kişiler için çok daha pratik bir çözüm olduğunu düşünüyorum. Kâğıt havlular evlerde ve restaurantlarda kullanıldığı gibi daha pek çok farklı yerlerde de kullanılmaya başlandı ki bu temizlik pazarı açısından büyük bir gelişmedir.
 
Lila Kağıt olarak geleceğimiz adına çok nemli bir çevreci proje başlattınız, bu proje ve kapsamından söz eder misiniz?
Bu kampanyayı Sofia olarak 'Sofia Ormanları Yok Etmez' sloganı ile duyurduk. Türkiye'nin ilk ve tek 4 katlı kâğıt havlusunu 2012 yılında Sofia markamızla pazara sunduk. Bu kapsamda, 'Sofia Ormanları Yok Etmez' temasıyla hazırladığımız kampanyamızda; gönül rahatlığıyla 4 katlı üretim yapabildiğimizi ve bunu da doğal ormanları yok etmeden hayata geçirebildiğimize vurgu yapmak istedik. Aslında temel amacımız Türkiye'de endüstriyel ağaç tarımı yapılması konusuna dikkat çekmekti. Bu bağlamda öncelikle Lila Kağıt olarak ENAT A.Ş.'ye sponsor olduk. ENAT A.Ş Ali Nihat Gökyiğit tarafından kurulmuş ve Türkiye'de endüstriyel ağaç tarımı alanındaki en büyük kuruluştur. Dünyada bu işi yapan çok büyük firmalar var, örneğin bizim selüloz satın aldığımız firmalar milyonlarca hektarlık alanlarda endüstriyel ağaç tarımı yapıyorlar. ENAT A.Ş şu an için 1200 hektarlık bir alana yayılmış durumda. Türkiye'de endüstriyel ağaç tarımı yeterince ön planda değil, gerek yatırımcı, gerek devlet teşviki bakımından çok gerilerde. Son yıllarda herhangi bir yayın kuruluşunda bir ağaç kesildi dendiğinde hemen baş sayfa haberi oluyor. Ama esasında bu konuda yapılabilecek bir şeyler var. İster siyasi, ister başka bir sebeple ağaç kesimine karşı bir duyarlılık oluşuyorsa o zaman bu duyarlılıktan bir fayda çıkarmak lazım. Her kriz beraberinde fırsat getirir mantığıyla bakarsak, Türkiye her yıl 5 milyar dolar civarında ağaç ve orman sektörüne ait ürün hammadde ve benzeri maddeler için ithalat gerçekleştiriyor ve bu cari açığa sebep veriyor bunun başında da hammadde geliyor.
 
Oysaki hammaddeyi kendimiz üretsek, bu milyarlarca dolar dışarı çıkmayacak değil mi?
·         Aynen öyle. Selülozun hammaddesi olan ağacı kendimizin yetiştirebileceği ortam var ve biz bu hammaddeyi kendimiz üretirsek -ki biz sponsor olurken danışmanlarımızdan aldığımız bilgi doğrultusunda bu hammadde imalatını yapabiliriz bilgisini aldık- çevreye de ülke ekonomisine de ciddi katkı sağlamış oluruz. Endüstriyel ağaç tarımı konusunda özel sektör geri kalmış durumda, dünyada ise bu işi yapan özel şirketler çok yol almışlar. Endüstriyel ağaç tarımı sayesinde, ihtiyaç için kesilen her ağacın yerine başka bir fidan dikilerek, o ormanlarda hiçbir zaman ağaç sayısı azalmadan hammadde ihtiyaçları karşılanıyor. Dolayısıyla hem ülkeye cari kazandırılıyor, hem iklime zarar verilmiyor, hem de ağacın tabiattaki faydası yok edilmiyor. Ayrıca istihdam yaratılıyor, işsizlik oranına katkı sağlanıyor. Ülke geneli olarak düşünürsek, her yönüyle faydalı bir iş. Bu sektörün önünün açılması gerekiyor, biz de böyle bir şirketin sponsoru olduk ve ilk etapta 30 hektarlık bir alanda, ardından da 2023 vizyonu için 600 futbol sahası (3,5 milyon metrekarelik) karşılığında bir orman yaratmayı planlıyoruz. Şu an için yatırım yaptığımız böyle bir girişim için küçük bile sayılır. Bu noktada yurt içi yurt dışı yatırımcıların ilgisini çekebilir, devletin de teşviklerle destek vererek sektöre yatırım yapılmasını sağlarsak, endüstriyel ormanlarımız daha da büyür, gelişir. Bunun da pratikte hammadde ihtiyacımızın karşılanması, cari açığın yükünün azalması gibi faydaları olur.
 
Son olarak, 17 Aralık ve yerel seçimlerle Ülke ekonomisindeki durgunluk sizi nasıl etkiledi?
·         Biz -daha evvel de söylediğim gibi- ihracata çok önem veren bir şirketiz ve bu seçim bizim için önemli bir tercihti. 2000'li yılların başında özellikle tekstil sektöründe biz ihracata ağırlık vermeye çalışırken maalesef uluslararası rekabet ve Türkiye'de şirketler arasındaki rekabet bize bu imkânı vermedi ama hep dışa açılmayı arzu ettik. O yıllarda bunu başaramadık, daha sonraları hep bu isteğimiz doğrultusunda adımlar attık, kâğıt konusunda da aynı adımlarla yürüdük. Bugün temizlik kâğıdı olarak 150 bin tonluk kapasiteyle üretim yapıyoruz ve bunun 100 bin tonunu ihraç ediyoruz. Bu bilinçli bir yönelmeydi çünkü ülkemizin cari fazla vermesi gerektiğine inanıyorum. 2007 yılında aldığımız kararla ihracat ağırlıklı çalışmalarımız sonucu 2013 yılını 90 milyon dolar ihracat yaparak tamamladık, bu sebeple de siyasilerin yarattıkları sanal sıkıntıdan ve doların dalgalanmasından, ticaret ağırlığını yurt içine vermiş şirketler kadar zarar görmedik
 
 
Lila Kağıt’tan Orman Dostu ‘Endüstriyel Orman Projesi’ne Tam Destek
 
   Temizlik kağıtları alanında faaliyet gösteren Lila Kağıt, kağıt sektörünün hammaddesi selülozun sağlandığı ormanların korunmasına fırsat yaratacak ve Türk sanayine katkı sağlayacak yeni bir girişimin destekçisi olacağını ve kağıt sektörüne uygun Türkiye'nin ilk endüstriyel orman tarımı projesini başlattığını duyurdu. Proje kapsamında 2023 yılına kadar 700 bin ağaç dikilecek.
 
2023 YILINA KADAR 700 BİN AĞAÇ DİKİLECEK
 
Lila Kağıt, ENAT ile birlikte gerçekleştirdiği orman dostu projesini açıklamak üzere düzenlenen toplantıya, Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü' nün yanı sıra, TEMA ve ENAT'ın Kurucu Başkanı Ali Nihat Gökyiğit, Endüstriyel Ağaç Tarımı Uzmanı ve Işık Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Melih Boydak katıldı. Toplantıda, projenin tüm taraflarına teşekkür eden Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü; projenin sektöre, ülke ekonomisine ve toplumsal sorumluluğumuza sağlayacağı katkının kendilerini heyecanlandırdığını ifade etti. Öğücü konuya ilişkin şunları söyledi; "Bugün yatırımı gerçekleştirilecek endüstriyel orman tarımının ilk haşatının 20 yıl sonra alınması bekleniyor. Her yıl fidan dikim sayısını artırarak sürdürmeyi planladığımız bu projemizde; 2023 yılında 600 futbol sahası büyüklüğünde (3.5 milyon metrekarelik) bir alanda 700 bin ağaç dikimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu gelecek hedefimiz doğrultusunda Lila Kağıt'ın her yıl yapmış olduğu satış oranı kadar Türkiye'ye orman kazandırmış olacağız." "SOFİA ORMANLARI YOK ETMEZ" ENAT'ın kuruluşunda yer alan şirketlerin, kendi sektörlerinin önde gelen temsilcilerinin olduğuna dikkat çeken Öğücü, temizlik kağıdı sektöründen ise ilk olarak Lila Kağıt'ın projede yer aldığını belirtti. Projeye destek vermelerindeki çıkış noktalarının Lila Kağıt'ın markası Sofia'nın yeni reklam kampanyası olKAG İT duğunu dile getiren Öğücü; "Türkiye'nin ilk ve tek 4 katlı kağıt havlusunu 2012 yılında Sofia markamızla pazara sunduk. Bu kapsamda, "Sofia Ormanları Yok Etmez' temasıyla hazırladığımız kampanyamızda; gönül rahatlığıyla 4 katlı üretim yapabildiğimizi ve bunu da doğal ormanları yok etmeden hayata geçirebildiğimize vurgu yapıyoruz" dedi.
 
SOFİA HATIRA ORMANI
 
Lila Kağıt, sponsorluk çalışmasının yanı sıra bu yıl itibariyle TEMA ile başlattığı işbirliği kapsamında fidan dikme ve ağaçlandırma projelerinim de hayata geçirmeye hazırlanıyor. TEMA ile yürütülen projenin ilk ayağında, Balıkesir'in Kepsut beldesinde şirket çalışanları ve iş ortakları adına 5 bin fidanlık bir "Sofia Hatıra Ormanı" oluşturulacak.
 
 
 
LİLA KAĞIT HAKKINDA
   Marmara Şirketler Grubu; kurulduğu 1984 yılından beri bulunduğu sektörlerdeki uzmanlığı, tecrübesi, ve yatırımlarıyla ses getirmiş, yenilikçiliği ve kalitesiyle Tekstil, Enerji, Kağıt, Hızlı Tüketim sektörlerinde yer alan itibarı yüksek şirketlerden oluşmaktadır. Marmara Şirketler Grubu, bünyesinde bulundurduğu; Türkiye'nin en yüksek iplik boyama kapasitesine sahip Marmara Pamuklu Mensucat ve 2005 yılından beri faaliyet gösteren Marmara Enerji Santrali'nin ardından, dünya standartlarında temizlik kağıdı üretmek, ülkemizdeki hijyenik ve sağlıklı kağıt malzemesinin kullanımını artırmak ve gelişen Türkiye pazarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2004 yılında temizlik kağıtları sektörüne yatırım kararı alarak, 2005 yılında Çorlu'da Lila Kağıt'ı kurmuştur.
   2007 yılında kağıt ve konverting (kağıt bobinden tüketim grubu ürüne dönüştürme) tesisi ile faaliyete geçen toplamda 10.000 m2’lik bir alanda kurulmuş olan Lila Kağıt, 2012 yılı Ocak ayında tamamlanan yeni yatırımıyla, kağıt üretiminde 150.000 ton kapasiteye ulaşarak, sadece Türkiye'nin değil, Doğu Avrupa, Ortadoğu, Kafkaslar ve Afrika bölgelerinde tek kampüs altındaki en büyük kağıt üretim tesisi olmuştur.
   Lila Kağıt en son teknolojilerle ürettiği yenilikçi, kaliteli ve iddialı ürünleriyle Türkiye temizlik kağıdı pazarında lider olmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda Sofia, Maylo ve Berrak markalan altında topladığı tuvalet kağıdı, kağıt havlu, kağıt peçete ve kağıt mendil ürün çeşitleriyle tüketicilerin beklentilerini en iyi şekilde karşılarken; Ev Dışı Kullanım pazarında ise Nua Professional markası ile Müşterilerinin ihtiyaçlarını yüksek kaliteli, güvenilir ve uygun fiyatlı ürünleri ile karşılamak için çalışmaktadır. Lojistik imkanlar dahilinde, Dünya'nın her yerine her cins kağıt bobin satışı yapılabilmektedir. Bobin ve yarı mamul satışında lider olan Lila Kağıt dünyada tam 28 ülkeye ulaşıyor. Üretilen 150 bin ton temizlik kağıdının 100 bin tonunu ihraç eden Lila Kağıt, 2013 yılında 90 milyon USD ihracat rakamına ulaştı. 

Sky Reporter 

Lila Kağıt, "Kâğıt, Karton, Ambalaj ve Kırtasiye Ürünleri" kategorisinde ihracatçılar birliği üçüncülük ödülünü aldı. - 18.07.2013

Lila Kağıt, "Kâğıt, Karton, Ambalaj ve Kırtasiye Ürünleri" kategorisinde ihracatçılar birliği üçüncülük ödülünü aldı.
Lila Kağıt, bu güne kadar gerçekleştirdiği 100 milyon doları aşan ihracatı ile kağıt, karton, ambalaj, kırtasiye ürünleri sektörlerinde İstanbul İhracatçı Birlikleri üyeleri arasında kurulduğu yıldan bu güne ilk 10 içerisinde yer aldı.
Lila Kağıt, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, TİM Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu’nun katılımıyla İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB) tarafından 18 Temmuz 2013 Perşembe günü düzenlenen 2012 Yılı En Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni’nde ödülünü teslim aldı.
61 firmanın ödül aldığı törende her yıl başarısını daha da arttıran Lila Kağıt, bu yılda üçüncülük ödülünü alarak bulunduğu sektördeki iddiasının altını bir kez daha çizdi.

LİLA KAĞIT

Marmara Şirketler Grubu tarafından tamamı yerli sermaye ile kurulan Lila Kağıt, Türkiye temizlik kağıtları sektörüne yenilikler getirmeyi hedefleyen bir firmadır.

Dünya standartlarında temizlik kağıtları üretmek, ülkemizdeki hijyenik ve sağlıklı kağıt malzemesinin kullanımını artırmak ve gelişen Türkiye pazarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2004 yılında temizlik kağıtları sektörüne yatırım kararı alan

Marmara Şirketler Grubu, bu amaçla 2005 yılında Çorlu’da Lila Kağıt’ı kurmuştur. Lila Kağıt, 2007 yılının Kasım ayında üretime başlamıştır.

Toplamda 100.000m2’lik bir alanda kurulmuş olan Lila Kağıt, 2012 yılı Ocak ayında tamamladığı yatırımlarıyla 150.000 ton kapasiteye ulaşarak Türkiye’nin en büyük kağıt üretim tesisi olmuştur.

Lila Kağıt tüketici beklentilerini en son teknolojiyle, %100 selülozdan geri dönüşümsüz olarak ürettiği Sofia, Maylo ve Berrak markalı ürettiği tuvalet kağıdı, havlu, peçete ve mendil ürünleriyle karşılarken, ev dışı kanalda da Nua Profesional markası ile hizmet vermektedir.

Lila Kağıt, şirketler gurubu vizyonundan aldığı güç ve tüketici ihtiyaçlarını ön planda tutarak geliştirdiği yenilikçi ürünlerle markalarını, bulundukları segmentlerde lider konuma getirme hedefine emin adımlarla ilerlemeye devam etmektedir.

Son Sözü Sofia Söyler.. - 01.08.2012

2008 yılında Sofia, Maylo ve Berrak markalarını pazara sunan ve bu markaların yanında özel markalı ürünleri ile birlikte Pazar payını %15 ler seviyesine çıkarmış olan Lila Kağıt, Ağustos 2012’de Üst segment markası Sofia’nın relansmanı ile beraber Temizlik Kağıdı Sektöründe birçok ilke imza atarak, yeni bir dönem başlattı.

‘SOFIA KAĞIT HAVLUYU MUTFAK VE BANYO HAVLUSU OLMAK ÜZERE İKİYE AYIRDI!’

Kilit teknolojili suyu içine hapseden dokusuyla Türkiye’nin ilk 4 Katlı-Emici, bembeyaz ve kokusuz Mutfak Havlusu. Mutfakta, pilavın demini almak, kızartmaların yağını emdirmek, meyvelerin suyunu süzmek , dökülen meyve suyunu silmek gibi pek çok farklı iş için vazgeçilmez bir ürün.

Banyoda ise, dekoratif desen, emicilik, kumaş havlu konforu ve hoş koku Sofia Banyo havlusunun dikkat çekici özellikleri. Sofia Banyo havlusu hem size hem de sevdiklerinize verdiğiniz önemi gösterebilmeniz için yine bir ilki gerçekleştirdi.

Son Sözü Sofia Söyler, çünkü:

  • EVİNİZİN FARKLI KULLANIM ALANLARINA GÖRE SİZE FARKLI ÜRÜN SEÇENEKLERİ SUNARAK HAYATINIZI PRATİKLEŞTİRİR, BÖYLECE SEVDİKLERİNİZE DAHA FAZLA ZAMAN AYIRABİLİRSİNİZ.
  • YAPILMAMIŞI YAPAR, İLKLERİ SUNAR, YENİLİKÇİDİR VE YENİLİKLER SUNMAYA DEVAM EDECEKTİR. KAĞIT HAVLUDA 4 KAT, ÇİÇEK KOKUSU, TUVALET KAĞIDINDA DOĞAL SABUN KOKUSU, TÜY YUMUŞAKLIĞI HİSSİ VEREN AÇIK MAVİ DESENLİ DOKU VE PEÇETEDE 40*40 GÜNLÜK PEÇET, DAVET SOFRALARI İÇİN 40*40 BEYAZ DAVET PEÇETESİ VE MİSAFİRLERİNİZ İÇİN ZARİF, ŞIK SOFIA MİSAFİR PEÇETESİ bunlardan sadece bazıları.

Sofia Doğal Sabun Kokulu Tuvalet Kağıdı;

Araştırmalar sonucunda tüketicilerin dermatolojik olarak test edildiği sürece, yani onların ciltlerine zarar vermediği sürece hoş kokulu ve açık renkli desenli ürünler kullanmak istedikleri görülmüştür. Pek çok koku ve renk araştırmasından sonra, tüketicilerin tuvalet kağıdında tercihinin doğal sabun kokusu ve açık mavi desen, kağıt havluda ise çiçek kokusu ve açık pembe çiçek deseni olduğunun görülmesi üzerine Sofia Doğal Sabun Kokulu Tuvalet Kağıdı ve Sofia Çiçek Kokulu Banyo Havlusu üretilmiştir.Çünkü çiçek kokusu tüketicilerin yumuşatıcılardan alıştıkları bir kokuyken, Doğal sabun kokusu ise onlara temizlik hissi vermektedir.

Sofia ürünleri bu yönde geliştirilmiş, tüketicilerin rahatça kullanabilmeleri için renkli ve kokulu ürünlerimiz İstanbul Cerrah Paşa Tıp Fakültesinde dermatolojik olarak test ettirilmiş ve ambalajlarda dermatolojik olarak test edildiği ve cilde zarar vermediği belirtilmiştir.

Sofia Sosyal Medyada;

Türkiye’nin her yerinde oturan, medeni hali, iş yaşantısı ne olursa olsun herkese hitap edeceği düşünülen bir çizgi roman hazırlanmış ve Sofia facebook sayfasında paylaşılmıştır.

Bu sayfada arkası yarın gibi her gün çizgi karakterlerin rol aldığı bir çizgi roman bir paylaşımıyla karşılaşıyorsunuz. Arkadaşlık ve komşuluk üzerine kurulu bir çizgi roman. Bu karakterler, Sofia Banyo havlusu görselinİ andıran bir apartmanda oturuyorlar. Bu apartman dört katlı ve çok dayanıklı bir apartman. Bu karakterler burada komşuluk-dostluk ilişkisi yaşarken onların yaşantısını pratikleştiren hep Sofia ürünleri oluyor.

Sofia Facebook iletişiminde reklam yapmamakta ya da ürün tanıtmamaktadır.

Maylo Temizlik Şenliği - 01.05.2012

MAYLO, Mart 2012'de başlattığı projeyle Türkiye’de bir ilke imza attı. İlköğretim okulu öğrencilerimizin hijyen esaslı el yıkama ve tuvalet alışkanlıklarını geliştirmek üzere “ Maylo Temizlik Şenliği” adlı sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi.

MAYLO’nun “Temizlik” şenliği, Ataşehir Belediyesi ve Ataşehir Örnek Lions Kulübü’nün desteğiyle gerçekleşti.

“Ataşehir Belediyesi Temizlik Şenliği” adı altında gerçekleştirilen projede, yaklaşık 8 bin öğrenciye ulaşılarak, çocuklara teatral bir sunumla temizliğin hayatımızdaki önemi anlatılıp temizlik alışkanlıklarının geliştirilmesi hedeflendi.

Onları, günlük hayatlarında sağlıklarını tehdit eden mikroplara karşı koruyacak, küçük ama çok değerli bilgiler Maylo tarafından anlatıldı.

Etkinlik öncelikle Ataşehir’deki reklam panolarından halka duyuruldu. Etkinliğin yapılacağı okullarda ise bir hafta öncesinden, eğitici posterler okul ve sınıf içi panolara asıldı. Her hafta Çarşamba günü bir okula giderek, anasınıfı 1,2 ve 3. sınıf öğrencileri etkinliğe davet edildi.

ÇOCUKLAR MAYLO’YA BAYILDI

Hijyen eğitimi, çocukların hızlı öğrenmeleri amacıyla çok eğlenceli bir tiyatro oyunuyla anlatıldı. Oyunda rol alan çocuk, mikrop ve MAYLO isimli karakterler çocuklarımıza tuvalet temizliği ve el yıkamanın önemini anlatarak, temizlik alışkanlıklarını pekiştirdi.

8 BİN HATIRA FOTOĞRAFI

Etkinliğe katılan öğrencilerin, o günün hatırası olarak sınıfça resimleri çekildi ve her bir öğrenciye Maylo çerçeveli resimler hediye edildi. Etkinliğe katılma imkanı bulan her öğrenciye, MAYLO, içerisinde kendi ürün numuneleri olan tuvalet kağıdı ve kağıt havlu ile birlikte, diş fırçası, diş macunu, dergi ve broşürün bulunduğu özel hazırlanan kiti çocuklara hediye ederek, temizlik alışkanlıklarını pekiştirdi. Çocuğun ağzından “Anneye mektup”ta, okul içerisinde yapılan Maylo aktivitelerden bizzat velilerin bilgilendirilmesi sağlandı. Aktiviteye paralel olarak okullarda resim yarışması da düzenlendi.

“Ataşehir Belediyesi Temizlik Şenliği” kapsamında düzenlenen resim yarışmasına Ataşehir sınırlarındaki ilköğretim okullarının hemen hemen hepsi katıldı.

ANKET SONUÇLARI BİZİ MUTLU ETTİ

MAYLO hijyen eğitimin başarısı ailelere ulaştırılan anketlerle teyit edildi. Ailelere “MAYLO eğitiminden sonra çocuklarının temizlik alışkanlıklarında olumlu değişim olup olmadığı soruldu”. Ankete katılanların yüzde 99 olumlu yönde çocuklarımızdaki değişimi onayladı.

Maylo’dan Eğitime Destek - 01.02.2011

Lila Kağıt en son teknolojiyle ürettiği yenilikçi, kaliteli ve iddialı ürünleriyle Türkiye temizlik kağıtları pazarında lider olmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda Sofia, Maylo ve Berrak markaları altında topladığı tuvalet kağıdı, kağıt havlu, peçete ve mendil çeşitleriyle tüketicilerin beklentilerini en iyi şekilde karşılamak için çalışmaktadır.

Maylo, tuvalet kağıdı, kağıt havlu ve peçete gibi standart ürünleri, extra uzun tuvalet kağıdı gibi yenilikçi ürünleri sunmakla kalmıyor, DEV havlu gibi sektöründeki ilkleri sunuyor. ‘Standartlardan fazlasını sunan’ akıllı seçim markası Maylo, kalite ve hesaplılığının yanında, her evin/kişinin ihtiyacına özel ürün geliştiriyor. “BÜYÜKSÜN MAYLO” sloganıyla da temizlikte standartların ötesini arayanların markası olduğunun üzerini çiziyor.

Eğitimin gelecekteki çocuklarımızın en büyük güvencesi olduğuna inanan Maylo, bu alanda Sosyal sorumluluğunun bilincinde bir marka olarak üzerine düşeni yapmak için gönülden çalışıyor. Bu amaçla 2010 yılı Kasım ayından beri Maylo markalı ürünlerinin satışından elde edilen gelirin bir kısmını Türkiye Eğitim Gönülleri Vakfı’na aktararak, çocukların eğitimine katkı sağlıyor. Bu projenin duyurumunu 2012 yılında “Bazen en sağlam köprüler kağıttan yapılır” söylemiyle destekleyen Maylo, kağıt gibi çabuk yırtılabilen bir ürünün, doğru sebeplerle, doğru hedefler için kullanıldığında, çok güçlü amaçları yerine getirebilecek güçte olabildiğinin mesajını veriyor.

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı

“Bir çocuk değişir, Türkiye değişir” diyerek 1995 yılından beri faaliyetlerini sürdüren Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, 7-16 yaş arası çocukların Cumhuriyetimizin temel ilke ve değerlerine bağlı, akılcı, sağduyulu, özgüven sahibi, düşünen, sorgulayan, kendi iç yaratıcılığını harekete geçirebilen, barışçı, farklı düşünce ve inançlara saygılı, insan ilişkilerinde cinsiyet, ırk, din, dil farkı gözetmeyen bireyler olarak yetişmesine katkıda bulunacak eğitim programları ile etkinlikler oluşturmayı ve uygulamayı amaçlamaktadır.

TEGV Özgün eğitim programlarıyla ülke çapında oluşturduğu Eğitim Parkları, Öğrenim Birimleri, İl Temsilciliği ve Ateşböcekleri’nin (Gezici Öğrenim Birimleri) yanı sıra, Toplum Merkezleri ve sosyal etkinlik saatlerinde İlköğretim Okulları’nda, en yeni teknolojiden ve öğrenim alanındaki ileri kavramlardan güç alarak Türkiye’nin sosyal ve ekonomik olarak geri kalmış yörelerinde yaşayan çocuk ve gençlere eğitim olanakları götürüyor, yaşam becerileri kazandırıyor.

Y Kuşağı Hızla Yükselmek İstiyor; Yaratıcı Ortamlardan Hoşlanıyor - 01.11.2010

‘’Y kuşağı hızla yükselmek istiyor; yaratıcı ortamlardan hoşlanıyor. Ancak şirketler bu ortamları sağlamakta zorlanabiliyor. Vazgeçmesinler! Gençler sabırla öğrenmeye devam etsinler. ‘Niye olmuyor?’ yerine ‘Nasıl yapabiliriz?’i deneyerek, yenilikçi bir fikir ortaya atsınlar.’’
Gençlere önerim; Karşılaştıkları yeni fikirler, süreçler ve ürünlerin işleriyle ilgili olup olmadığına bakarak bir listesini tutmaya çalışmaları. Akıllarına yeni fikirler geldikçe, başka bir işin ortasında olsalar bile bir yere not etmeleri. Kendi kendilerine bu fikirleri işlemeleri halinde olağanüstü başarılar elde edip edemeyeceklerini sormaları. Çok kritik olmayan bir durumda riskli, yenilikçi bir fikri denemeleri, ‘’Niye olmuyor, yapamıyoruz’’ yerine ‘yapabiliriz’’ , ‘’nasıl yapabiliriz’’ ve ‘’şu durumda ne yapabiliriz’’ tutum ve davranışlarını bulundukları ortamlarda sergilemelerini tavsiye edebilirim.
Çalışanlarınızla ilişkilerinizi nasıl sıcak tutuyorsunuz?
Çalışanlarımın her zaman bana ulaşabilmelerini sağlamaya çalışıyorum. Özellikle üretimde, makine mühendisi olmam nedeniyle tulumumu giyip onlarla beraber problem çözmekten keyif alırım.
ORTAK ZEVKLER YARATIYOR,
KALİTELİ ZAMAN HARCIYORUZ
Ailenizle nasıl vakit geçiriyorsunuz?
Ailemle beraber mümkün olduğunca kaliteli zaman harcamaya dikkat ediyorum. Özellikle hobim olan sporlar, eşimin de zevk aldığı sporlar olduğu için bu konuda şanslı olduğumu söyleyebilirim. Beraber yüzmek, dalmak, yelkenli ile uğraşmak ve kışın kayak yapmak en sevdiğim sporlar. Bize beraber keyifli vakit geçirmeyi sağladığı için de mutluluk veriyor.
İş özel hayat dengesini kurabiliyor musunuz?
İşim aynı zamanda hobim olduğu için zevk alarak çalışıyorum. Ancak farklı olarak, çocukken denizi hiç görmeden bir yelkenli yapmıştım. Şimdi ara sıra yelkenli ile seyahat ederken, bir mühendis olarak doğayı arkama almanın verdiği hazzı yaşıyorum.
Stresle baş etmek için özel formülleriniz var mı?
Denizle ilgili roman okumaktan hoşlanırım. Ayrıca, denizle ilgili dökümanları araştırmak da beni dinlendirdiği için keyif veriyor. Özellikle Büyükada hayran olduğum yer, teknemle adaları dolaşmaktan ayrı bir huzur duyuyorum.
Boş zamanlarınızı nasıl geçiriyorsunuz?
Çok kısa bir süre önce merakım olan fotoğrafçılığa tekrar zaman ayırmaya başladım. Her birimiz kariyerimiz ve hayatımızı sürdürebilmemiz için farklı bakış açılarına ihtiyaç duymaktayız. Fotoğraf bana bakmayı, bakarken görmeyi tekrar öğretiyor. Fotoğrafın güzellikleri görmek, bir konuya odaklanmak ve farklı bakış açıları geliştirmek için iyi bir araç olduğunu düşünüyorum.
Satış’ın Kaynağına İnelim!
Günümüz iş dünyasında yaşanan değişim ve rekabet, kuruluşların bir yandan müşteri memnuniyeti sağlarken, bir yandan da rekabet avantajlarını korumalarını gerektiriyor. Bu doğrultuda oluşturulan stratejiler ise satış gücünün yeniden tanımlanması, yeni yetkinliklerle donatılması ihtiyacını ortaya çıkarıyor. Katma değer yaratmak artık, satış gücünün birbirini tamamlayan iki farklı rol üstlenmesiyle mümkün oluyor: Danışman ve Stratejist.
Müşterinin işini, temel başarı faktörlerini ve hedeflerine ulaşmak için nelere ihtiyacı olduğunu anlayan ve sunduğu çözümlerle katma değer yaratan bir Danışman.
Kendi kuruluşunun hedeflerine ulaşmasını sağlamak için hangi fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini belirleyen, doğru kararları alabilen, rekabeti ve iletişimi doğru şekilde yöneten bir Stratejist.
Satış gücünün, Danışman ve Stratejist rollerini birbirlerini tamamlayacak şekilde üstlenebilmesi için, iki alanda gerekli bilgi ve becerilere sahip olması gerekir:

  • Ürün / hizmet konusunda Teknik Yeterlilik
  • Bireylerarası ilişkileri yönetebilmek, kendini sürekli geliştirebilmek için Bireysel Etkililik

22 yıllık deneyimimiz, uluslararası işbirliklerimiz ve uzman kadromuzla, satış gücünün sahip olması gereken bilgi ve becerileri geliştirmek, ölçmek ve öğrenilenlerin sahada uygulanmasına destek olmak için size kalıcı çözümler sunuyoruz.

MAYLO Büyüklüğünü Yine Kanıtladı - 01.06.2009

Maylo, reklam filmiyle Kristal Elma’yı alınca yine “Büyüksün Maylo” dedirtti.

“Büyüksün Maylo” sloganıyla yola çıkan Maylo’nun en büyük özelliği benzerlerinden iki kat daha büyük olması. Çünkü Maylo tuvalet kağıdı ve kağıt havluda, Maylo’nun bir rulosu iki standart ruloya eşit.

Maylo’nun reklam kampanyası da tamamen bunu vurguluyor. Güzel Sanatlar Saatchi&Saatchi’nin hazırladığı kampanya, ikisi tuvalet kağıdı, biri kağıt havlu olmak üzere üç filmden oluşuyor. Maylo’nun standart kağıtlardan iki kat büyük olması üzerine esprilerle kurgulanmış filmlerde; bir çocuk arkasına bağlanmış tuvalet kağıdıyla bakkala gönderiliyor, bir başka filmde iki çocuk birden mumyalanıyor, bir diğerinde ise gülle atmada kırılan dünya rekoru mesafesi Maylo ile ölçülüyor.

Çocuğun bakkala gönderildiği film Ev Bakım ve Temizlik Ürünleri TV Filmi kategorisinde Kristal Elma’yı aldı. Böylece çok oturmuş bir pazarda kısa bir süre içinde güçlü markaların arasından sıyrılan Maylo hem pazarlama hem de iletişimde büyük bir başarıya imza atmış oldu. Ödüllü reklam filminin reklam yazarı Emrah Akay, sanat yönetmeni Kerem Altuntaş, yönetmeni ise Ömer Faruk Sorak.

LİLA Kağıt - 01.03.2009

Marmara Şirketler Grubu tarafından tamamı yerli sermaye ile kurulan Lila Kağıt, Türkiye temizlik kağıtları sektörüne yenilik ve ilkleri getirmek hedefiyle yapılandırılan bir firmadır. 2006 yılında Çorlu’da kurulan; üretime 2007 yılı Kasım ayında başlanan Lila Kağıt Fabrikası ise Türkiye’nin ikinci en büyük temizlik kağıdı üretim tesisidir.

Sofia...
Yumuşaklığın yeni dünyası Sofia farklı temizlik ihtiyaçlarınız için size 4 ayrı ürün sunuyor: Zarif desenleri ve yumuşacık dokusuyla Sofia Tuvalet Kağıdı; çiçekli dokusu ve üstün emiş gücüyle Sofia Kağıt Havlu; zincir desenleriyle mutfağınızda yepyeni bir şıklık: Sofia Peçete ve yumuşacık dokusu ve göz alıcı tasarımıyla Sofia Mendil... Siz de Sofia Dünyası ürünleri ile tanışarak hayatınıza şıklık katın...

Maylo...
Standart kağıtlardan iki kat büyük tuvalet kağıdı ve kağıt havlu rulolarıyla Maylo, hayatınızda yeni bir dönemi başlatıyor. Sizde Maylo tuvalet kağıdı, kağıt havlu ve peçeteleriyle tanışın hayatınızda eğlenceye yer açılsın. Hiçbir şeyin hemen bitmediği Maylo dünyasında hem rulonuzu sık değiştirme derdi sona ersin; hem de rulolarınız dolabınızda daha az yer kaplasın.

Berrak...
Berrak ile temizlik ihtiyaçlarınıza servet ödeme devri sona eriyor. Kalite ve hesaplılığı bir araya getiren Berrak tuvalet kağıdı, kağıt havlu, peçete ve mendilleri bembeyaz ve yumuşak yapısıyla sizin de evinizin yıldızı olacak! Lila Kağıt’ın en hesaplı markası Berrak herkese ve her keseye uygun.

Büyüksün MAYLO - 01.09.2008

“Çocuğunuzu 50 metre ötedeki bakkala kadar gönderebilirsiniz” cümlesi ile herkesi şaşırtan Maylo reklam kampanyası, gülle atan kadın ve mumyalanan çocukların yer aldığı devam filmleriyle şaşırtmaya ve güldürmeye devam ediyor.

“Büyüksün Maylo” sloganıyla yola çıkan Maylo’nun en büyük özelliği benzerlerinden iki kat daha büyük olması. Çünkü Maylo tuvalet kağıdı ve kağıt havlu ürünlerinde, bir Maylo rulo iki standart ruloya eşit. Yani, standart bir kağıt havlu ile 12,5 metre ölçülebilirken Maylo kağıt havlu ile 25 metre ölçülebilir.

İki kat büyük rulosuyla Maylo, rulo değiştirme sıklığını yarı yarıya azaltırken, az yer kapladığı için saklama kolaylığı da getiriyor. Kalite- fiyat dengesinin yeni adresi Maylo, evlerimizin az yer kaplayan ama zor tükenen yeni temizlik ortağı.

250 Yıllık Tekstilci Marmara Grubu Kağıt Sektörüne Girdi - 01.08.2008

Tekstil sektöründe 250 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Marmara Şirketler Grubu, "Lila Kağıt" markasıyla temizlik kağıdı sektörüne girdi. Lila Kağıt Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Öğücü, şirketin yüzde 60'ı öz sermaye olmak üzere 100 milyon dolarlık yatırımla kurulduğunu, 2009 yılında 150 milyon dolar, 2014 yılında ise 250 milyon dolarlık ciro hedeflediklerini söyledi. Öğücü, bu yıl cironun 100 milyon doları geçmesini beklediklerini ifade etti. Nua, Sofia, Maylo ve Berrak markaları altında topladığı tuvalet kağıdı, havlu, peçete ve mendil çeşitleriyle üretime başlayan Lila Kağıt'ın ihracat hedefi ise 10 milyon dolar. Şirket, Yunanistan, Ukrayna, Romanya, İzlanda, Hollanda ve Bulgaristan'a ihracat gerçekleştiriyor.

Lila Kağıt'ın dün gerçekleştirilen tanıtım toplantısında konuşan Orhan Öğücü, 18 ayda kurulan ve toplam 100 bin metrekarelik alanda yer alan Çorlu Fabrikası'nın 500 kişiye istihdam sağladığını söyledi. Çorlu Fabrikası'nın, Trakya bölgesinin "en büyük" 3 yeni yatırımdan biri olduğunu belirten Öğücü, "Fabrikamız, yıllık 70 bin ton kağıt üretimi kapasitesiyle Türkiye'nin ikinci en büyük kağıt tesisi olma özelliğini taşıyor. Kapasitesinin yüzde 50'sini ihracatta değerlendireceğimiz fabrikamızın inşaat ve kurulum aşamasında 100'ün üzerinde Türk mühendis çalıştı" dedi.

700 milyon YTL'lik pazar

Türkiye temizlik kağıtları pazarının 2007 yılı itibarıyla yaklaşık 700 milyon YTL olduğunu anlatan Öğücü, pazarın en büyük bölümünü yüzde 48'lik payla tuvalet kağıtlarının oluşturduğunu kaydetti. Pazarın her geçen yıl yüzde 10'un üzerinde büyüme kaydettiğine işaret eden Öğücü, "Pazarda tuvalet kağıtlarını yüzde 24 ile peçete, yüzde 22 ile havlu, yüzde 5 ile mendil, yüzde 1 ile kutu mendil takip ediyor. 2008'in ilk 7 ayında ise pazarda yüzde 10'luk büyüme kaydedildi" diye konuştu.

Öğücü, gazetecilerden gelen, yatırımın neden Trakya'ya yapıldığına ilişkin sorulara ise, "lojistik imkanları, iklim şartları, insan kaynakları, enerji kaynaklarına yakınlığı gibi etkenleri göz önünde bulundurarak bu kararı aldıkları" diye yanıt verdi

Lila Kağıt Çok İddialı - 01.08.2008

Tekstil Sektöründe 250 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Marmara Şirketler Grubu, son teknolojiyle dünya standartlarında ürettiği yenilikçi, kaliteli ve iddialı ürünleri ile temizlik kağıtları sektörüne girdi. Nua, Sofia, Maylo ve Berrak olmak üzere farklı tüketici gruplarına yönelik 4 markayla yola çıkan Lila Kağıt'ın 2009 yılı ciro hedefi 150 milyon USD, 2014 yılı ciro hedefi ise 250 milyon USD'dir.

Yüzde 60'ı öz sermaye olmak üzere 100 milyon dolarlık yatırım ile kurulan Lila Kağıt'ın Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Öğücü, basın toplantısında yaptığı konuşmada, 18 ay gibi kısa bir sürede tamamlanan 100.000 m2'lik bir alana kurulu Çorlu Fabrikası'nın 500 kişiye istihdam sağladığını söyledi. Çorlu Fabrikası'nın, Trakya bölgesinin en büyük üç yeni yatırımdan biri olduğunu belirten Orhan Öğücü, “Fabrikamız, yıllık 70.000 ton kağıt üretimi kapasitesi ile Türkiye'nin ikinci en büyük kağıt tesisi olma özelliğini taşıyor. Kapasitesinin yüzde 50'sini ihracatta değerlendireceğimiz fabrikamızın inşaat ve kurulum aşamasında 100'ün üzerinde Türk mühendis çalıştı” dedi.

Türkiye temizlik kağıtları pazarının 2007 yılı itibariyle yaklaşık 700 milyon YTL olduğunu belirten Lila Kağıt Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Öğücü, pazarın en büyük bölümünü yüzde 48'lik pay ile tuvalet kağıtlarının oluşturduğunu söyledi. Pazarın her geçen yıl yüzde 10'un üzerinde büyüme kaydettiğine işaret eden Öğücü, şöyle dedi: “700 milyon YTL'lik pazarda tuvalet kağıtlarını yüzde 24 ile peçete, yüzde 22 ile havlu, yüzde 5'ile mendil, yüzde 1 ile kutu mendil takip ediyor. 2008'in ilk 7 ayında pazarda yüzde 10'luk büyüme kaydedilmiştir.”

TÜRKİYE'NİN YOLU UZUN…

Türkiye'de kişi başına 1,65 kg temizlik kağıdı tüketiliyor. Bu miktarın 790 gramını (yaklaşık 9 rulo) tuvalet kağıdı, 380 gramını kağıt havlu, 410 gramını kağıt peçete, 70 gramını ise kağıt mendil ve kutu mendiller oluşturuyor. Avrupa ortalamasına göre, kişi başı temizlik kağıdı tüketimi ise 9,19 kg. Avrupa, Türkiye'nin yaklaşık altı katı kadar temizlik kağıdı tüketirken, ülkeler bazında değerlendirmede ise şöyle bir tablo çıkıyor: Örneğin, İtalya'da tuvalet kağıdı tüketimi Türkiye'ye göre yedi kat, peçete tüketimi ise beş kat daha fazla. Tuvalet kağıdı en çok İngiltere'de tüketilirken, Fransa Türkiye'den on beş kat daha fazla mendil ve kutu mendil tüketiyor.

Kalitesi Yüksek, Fiyatı Uygun… Ve Benzerlerinin İki Katı! - 01.07.2008

BÜYÜKSÜN MAYLO

Lila Kağıt’ın yeni ürünü Maylo, tuvalet kağıdı, kağıt havlu ve peçete çeşitleriyle, tüketicilerin kullanımına yepyeni bir büyüklük standardı sunuyor.
“Büyüksün Maylo” sloganıyla yola çıkan Maylo’nun en büyük özelliği benzerlerinden iki kat daha büyük olması. Çünkü Maylo tuvalet kağıdı ve kağıt havlu ürünlerinde, bir Maylo rulo iki standart ruloya eşit. Tuvalet kağıtlarında standart rulolar 200 yaprak iken, Maylo rulo 400 yaprakla dikkat çekiyor. Kağıt havluda da standart rulolar 100 yaprak iken Maylo rulo ise 200 yaprakla yine ağır basıyor.

Maylo tuvalet kağıtları 8’li, 12’li ve 16’lı çeşitleriyle satışa sunulurken; Maylo kağıt havlular 2’li, 3’lü ve 4’lü çeşitleriyle ve Maylo peçeteler ise 100’lü ve 200’lü çeşitleriyle tüketicilerin kullanımına sunuluyor.

Rulo değiştirme sıklığını yarı yarıya azaltan Maylo, az yer kapladığı için saklama kolaylığı da getiriyor. Kalite - fiyat dengesinin yeni adresi Maylo, evlerimizin az yer kaplayan ama zor tükenen yeni temizlik ortağı.